1196_2. Hadis
وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ ح وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، عَنْ مَالِكٍ، فِيمَا قُرِئَ عَلَيْهِ عَنْ أَبِي النَّضْرِ، عَنْ نَافِعٍ، مَوْلَى أَبِي قَتَادَةَ عَنْ أَبِي قَتَادَةَ، - رضى الله عنه - أَنَّهُ كَانَ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى إِذَا كَانَ بِبَعْضِ طَرِيقِ مَكَّةَ تَخَلَّفَ مَعَ أَصْحَابٍ لَهُ مُحْرِمِينَ وَهُوَ غَيْرُ مُحْرِمٍ فَرَأَى حِمَارًا وَحْشِيًّا فَاسْتَوَى عَلَى فَرَسِهِ فَسَأَلَ أَصْحَابَهُ أَنْ يُنَاوِلُوهُ سَوْطَهُ فَأَبَوْا عَلَيْهِ فَسَأَلَهُمْ رُمْحَهُ فَأَبَوْا عَلَيْهِ فَأَخَذَهُ ثُمَّ شَدَّ عَلَى الْحِمَارِ فَقَتَلَهُ فَأَكَلَ مِنْهُ بَعْضُ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَأَبَى بَعْضُهُمْ فَأَدْرَكُوا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَسَأَلُوهُ عَنْ ذَلِكَ فَقَالَ " إِنَّمَا هِيَ طُعْمَةٌ أَطْعَمَكُمُوهَا اللَّهُ " .
Bize Yahyâ b. Yahyâ anlattı; dedi ki: Mâlik'e okudum. (H) Bize Kuteybe de Mâlik'ten (kendisine okunan hadisler içinde) rivayet etti. (Mâlik); Ebü'n-Nadr'dan; Ebû Katâde'nin azatlısı Nâfi'den; Ebû Katâde radıyallâhu anh'dan (naklettiğine göre); kendisi Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikteydi. Nihayet Mekke yolunun bir kısmına (önde gidenlerden geri kalarak) vardıklarında; muhrim (ihramlı) olan bazı arkadaşlarıyla birlikte geride kaldı. Kendisi ise muhrim değildi. (O sırada) bir yaban eşeği gördü ve atının üzerine (binip) doğruldu. Arkadaşlarından kamçısını kendisine uzatmalarını istedi; onlar (bunu yapmayı) kabul etmediler. Onlardan mızrağını istedi; (yine) kabul etmediler. Bunun üzerine (mızrağını) kendisi aldı, sonra eşeğin üzerine atılıp onu öldürdü. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in ashabından bazıları ondan yedi, bazıları ise (yemekten) çekindi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e yetiştiklerinde bu durumu ona sordular. (Resûlullah): "O, ancak Allah'ın size yedirdiği bir rızıktır (ikramdır)." buyurdu.