Hac Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1230_4. Hadis

وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، ح وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا لَيْثٌ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ ابْنَ عُمَرَ، أَرَادَ الْحَجَّ عَامَ نَزَلَ الْحَجَّاجُ بِابْنِ الزُّبَيْرِ فَقِيلَ لَهُ إِنَّ النَّاسَ كَائِنٌ بَيْنَهُمْ قِتَالٌ وَإِنَّا نَخَافُ أَنْ يَصُدُّوكَ فَقَالَ لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ أَصْنَعُ كَمَا صَنَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِنِّي أُشْهِدُكُمْ أَنِّي قَدْ أَوْجَبْتُ عُمْرَةً ‏.‏ ثُمَّ خَرَجَ حَتَّى كَانَ بِظَاهِرِ الْبَيْدَاءِ قَالَ مَا شَأْنُ الْحَجِّ وَالْعُمْرَةِ إِلاَّ وَاحِدٌ اشْهَدُوا - قَالَ ابْنُ رُمْحٍ أُشْهِدُكُمْ - أَنِّي قَدْ أَوْجَبْتُ حَجًّا مَعَ عُمْرَتِي ‏.‏ وَأَهْدَى هَدْيًا اشْتَرَاهُ بِقُدَيْدٍ ثُمَّ انْطَلَقَ يُهِلُّ بِهِمَا جَمِيعًا حَتَّى قَدِمَ مَكَّةَ فَطَافَ بِالْبَيْتِ وَبِالصَّفَا وَالْمَرْوَةِ وَلَمْ يَزِدْ عَلَى ذَلِكَ وَلَمْ يَنْحَرْ وَلَمْ يَحْلِقْ وَلَمْ يُقَصِّرْ وَلَمْ يَحْلِلْ مِنْ شَىْءٍ حَرُمَ مِنْهُ حَتَّى كَانَ يَوْمُ النَّحْرِ فَنَحَرَ وَحَلَقَ وَرَأَى أَنْ قَدْ قَضَى طَوَافَ الْحَجِّ وَالْعُمْرَةِ بِطَوَافِهِ الأَوَّلِ ‏.‏ وَقَالَ ابْنُ عُمَرَ كَذَلِكَ فَعَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏

Ve bize Muhammed b. Rumh anlattı; bize Leys haber verdi. (H) Ve bize Kuteybe anlattı —ki lafız onundur—; bize Leys anlattı; Nâfi'den; [nakledildiğine göre] Haccâc İbn Zübeyr'e karşı indiği sene İbn Ömer hac yapmak istedi. Ona denildi ki: “İnsanlar arasında muhakkak bir savaş olacak ve biz onların seni alıkoymalarından korkuyoruz.” O da dedi ki: “Andolsun ki Resulullah'ta sizin için güzel bir örnek vardır. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ne yaptıysa ben de öyle yaparım. Şüphesiz ben sizi şahit tutuyorum ki ben (kendime) umreyi vacip kıldım.” Sonra yola çıktı, Beydâ sırtlarına gelince dedi ki: “Hac ile Umre'nin durumu birdir (farksızdır). Şahit olun” —İbn Rumh (burada) “Sizi şahit tutuyorum” dedi— “ki ben Umremle birlikte Haccı da (kendime) vacip kıldım.” Ve Kudeyd [mevkiinden] satın aldığı bir kurbanlığı hediye etti (yanına aldı). Sonra her ikisi için de telbiye getirerek yola devam etti. Nihayet Mekke'ye varınca Beyt'i ve Safa ile Merve'yi tavaf etti. Ve buna (başka bir şey) eklemedi; kurban kesmedi, tıraş olmadı, saçını kısaltmadı ve kendisine haram olan hiçbir şeyden —Kurban Bayramı günü oluncaya kadar— ihramdan çıkmadı. [Kurban günü] kurbanını kesti, tıraş oldu ve ilk tavafıyla Hac ve Umre tavafını yerine getirmiş olduğu görüşüne vardı. Ve İbn Ömer dedi ki: “Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem de böyle yaptı.”