1285_2. Hadis
وَحَدَّثَنِي سُرَيْجُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ رَجَاءٍ، عَنْ مُوسَى بْنِ عُقْبَةَ، حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي بَكْرٍ، قَالَ قُلْتُ لأَنَسِ بْنِ مَالِكٍ غَدَاةَ عَرَفَةَ مَا تَقُولُ فِي التَّلْبِيَةِ هَذَا الْيَوْمَ قَالَ سِرْتُ هَذَا الْمَسِيرَ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَأَصْحَابِهِ فَمِنَّا الْمُكَبِّرُ وَمِنَّا الْمُهَلِّلُ وَلاَ يَعِيبُ أَحَدُنَا عَلَى صَاحِبِهِ .
Süreyc b. Yûnus bize anlattı; [o da] anlattı ki Abdullah b. Recâ, Mûsâ b. Ukbe'den; [o da] haber verdi ki Muhammed b. Ebî Bekir [şöyle] dedi: Arefe sabahı Enes b. Mālik'e: “Bugünkü telbiye hakkında ne dersin?” diye sordum. (Enes) [şöyle] dedi: “Ben bu yolculuğu Peygamber [sallallâhu aleyhi ve sellem] ve beraberindeki sahâbîleri ile birlikte yaptım. Aramızdan tekbir getiren de vardı, tehlil (lâ ilâhe illallâh) getiren de; [fakat] hiçbirimiz diğerini [yaptığından dolayı] ayıplamazdı.”