Hac Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1333_5. Hadis

وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنِي ابْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا سَلِيمُ بْنُ حَيَّانَ، عَنْ سَعِيدٍ، - يَعْنِي ابْنَ مِينَاءَ - قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ الزُّبَيْرِ، يَقُولُ حَدَّثَتْنِي خَالَتِي، - يَعْنِي عَائِشَةَ - قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ يَا عَائِشَةُ لَوْلاَ أَنَّ قَوْمَكِ حَدِيثُو عَهْدٍ بِشِرْكٍ لَهَدَمْتُ الْكَعْبَةَ فَأَلْزَقْتُهَا بِالأَرْضِ وَجَعَلْتُ لَهَا بَابَيْنِ بَابًا شَرْقِيًّا وَبَابًا غَرْبِيًّا وَزِدْتُ فِيهَا سِتَّةَ أَذْرُعٍ مِنَ الْحِجْرِ فَإِنَّ قُرَيْشًا اقْتَصَرَتْهَا حَيْثُ بَنَتِ الْكَعْبَةَ ‏"‏ ‏.‏

Bana Muhammed b. Hâtim anlattı; bana İbn Mehdî anlattı; bize Selîm b. Hayyân, Saîd’den —yani İbn Mînâ’dan— anlattı; dedi ki: Abdullah b. ez-Zübeyr’i şöyle derken işittim: Bana teyzem —yani Âişe— anlattı; dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem [şöyle] buyurdu: “Ey Âişe! Şayet kavminin şirk [devrinden ayrılışı] henüz çok yeni olmasaydı, Kâbe’yi yıkar ve onu yere (zemin seviyesine) indirirdim. Ona biri doğuda diğeri batıda olmak üzere iki kapı yapardım. [Ayrıca] Hicr’den altı arşın (zirâ) [yerlik bir kısmı] ona dâhil ederdim. Çünkü Kureyş, Kâbe’yi inşa ederken onu [bu kadar] eksik bıraktı.”