1400_1. Hadis
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى التَّمِيمِيُّ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَمُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ الْهَمْدَانِيُّ جَمِيعًا عَنْ أَبِي مُعَاوِيَةَ، - وَاللَّفْظُ لِيَحْيَى أَخْبَرَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، - عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، قَالَ كُنْتُ أَمْشِي مَعَ عَبْدِ اللَّهِ بِمِنًى فَلَقِيَهُ عُثْمَانُ فَقَامَ مَعَهُ يُحَدِّثُهُ فَقَالَ لَهُ عُثْمَانُ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَلاَ نُزَوِّجُكَ جَارِيَةً شَابَّةً لَعَلَّهَا تُذَكِّرُكَ بَعْضَ مَا مَضَى مِنْ زَمَانِكَ . قَالَ فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ لَئِنْ قُلْتَ ذَاكَ لَقَدْ قَالَ لَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " يَا مَعْشَرَ الشَّبَابِ مَنِ اسْتَطَاعَ مِنْكُمُ الْبَاءَةَ فَلْيَتَزَوَّجْ فَإِنَّهُ أَغَضُّ لِلْبَصَرِ وَأَحْصَنُ لِلْفَرْجِ وَمَنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَعَلَيْهِ بِالصَّوْمِ فَإِنَّهُ لَهُ وِجَاءٌ " .
Bize Yahya b. Yahya et-Temîmî, Ebu Bekir b. Ebi Şeybe ve Muhammed b. el-Alâ el-Hemdânî hep birlikte Ebu Muaviye'den [naklen] anlattılar. —Lafız Yahya'ya aittir; “Ebu Muaviye bize haber verdi,” dedi—. [O da] el-A'meş'ten; İbrahim'den; Alkame'den; dedi ki: Mina'da Abdullah [b. Mes'ud] ile birlikte yürüyordum. Derken Osman ona rastladı ve yanına gelip onunla konuşmaya başladı. Osman ona: “Ey Ebu Abdurrahman! Seni genç bir kızla [câriye] evlendirmeyelim mi? Belki o sana, geçmiş günlerinden bazılarını hatırlatır,” dedi. Abdullah ona şöyle cevap verdi: “Sen böyle diyorsan; şüphesiz Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem bize şöyle buyurmuştu: ‘Ey gençler topluluğu! Sizden evlenmeye gücü yeten [Bâet] evlensin. Zira evlilik, gözü [haramdan] sakınmaya daha yardımcı ve iffeti [Ferc] daha iyi muhafaza edicidir. Kimin de buna gücü yetmezse, oruca devam etsin; çünkü oruç onun için bir Vicâ'dır (şehveti kırıcı bir kalkandır).’ ”