1406_1. Hadis
وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، عَنِ الرَّبِيعِ بْنِ سَبْرَةَ الْجُهَنِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، سَبْرَةَ أَنَّهُ قَالَ أَذِنَ لَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِالْمُتْعَةِ فَانْطَلَقْتُ أَنَا وَرَجُلٌ إِلَى امْرَأَةٍ مِنْ بَنِي عَامِرٍ كَأَنَّهَا بَكْرَةٌ عَيْطَاءُ فَعَرَضْنَا عَلَيْهَا أَنْفُسَنَا فَقَالَتْ مَا تُعْطِي فَقُلْتُ رِدَائِي . وَقَالَ صَاحِبِي رِدَائِي . وَكَانَ رِدَاءُ صَاحِبِي أَجْوَدَ مِنْ رِدَائِي وَ كُنْتُ أَشَبَّ مِنْهُ فَإِذَا نَظَرَتْ إِلَى رِدَاءِ صَاحِبِي أَعْجَبَهَا وَإِذَا نَظَرَتْ إِلَىَّ أَعْجَبْتُهَا ثُمَّ قَالَتْ أَنْتَ وَرِدَاؤُكَ يَكْفِينِي . فَمَكَثْتُ مَعَهَا ثَلاَثًا ثُمَّ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ كَانَ عِنْدَهُ شَىْءٌ مِنْ هَذِهِ النِّسَاءِ الَّتِي يَتَمَتَّعُ فَلْيُخَلِّ سَبِيلَهَا " .
Bize Kuteybe b. Said anlattı; bize Leys anlattı; er-Rebi' b. Sebre el-Cühenî'den; babası Sebre'den; dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem bize mut'a nikahı için izin verdi. Ben ve bir adam, uzun boylu ve endamlı bir deve yavrusu [Bekre ayta] gibi olan Benî Âmir'den bir kadına gittik ve ona kendimizi teklif ettik. Kadın: “Ne vereceksin?” diye sordu. Ben: “Ridâ'mı (üst giysimi)!” dedim. Arkadaşım da: “Ridâ'mı!” dedi. Arkadaşımın Ridâ'sı benimkinden daha kaliteliydi; lakin ben ondan daha gençtim. Kadın arkadaşımın Ridâ'sına baktığında o hoşuna gidiyordu; bana baktığında ise ben hoşuna gidiyordum. Sonunda kadın: “Sen ve Ridâ'n bana yetersiniz,” dedi. Ben onunla üç [gün] kaldım. Daha sonra Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kimin yanında müt'a yaptığı bu kadınlardan biri varsa, onun yolunu serbest bıraksın!”