1425_1. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ الثَّقَفِيُّ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، - يَعْنِي ابْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْقَارِيَّ - عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ، ح وَحَدَّثَنَاهُ قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ، السَّاعِدِيِّ قَالَ جَاءَتِ امْرَأَةٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ جِئْتُ أَهَبُ لَكَ نَفْسِي . فَنَظَرَ إِلَيْهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَصَعَّدَ النَّظَرَ فِيهَا وَصَوَّبَهُ ثُمَّ طَأْطَأَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَأْسَهُ فَلَمَّا رَأَتِ الْمَرْأَةُ أَنَّهُ لَمْ يَقْضِ فِيهَا شَيْئًا جَلَسَتْ فَقَامَ رَجُلٌ مِنْ أَصْحَابِهِ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنْ لَمْ يَكُنْ لَكَ بِهَا حَاجَةٌ فَزَوِّجْنِيهَا . فَقَالَ " فَهَلْ عِنْدَكَ مِنْ شَىْءٍ " . فَقَالَ لاَ وَاللَّهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ . فَقَالَ " اذْهَبْ إِلَى أَهْلِكَ فَانْظُرْ هَلْ تَجِدُ شَيْئًا " . فَذَهَبَ ثُمَّ رَجَعَ فَقَالَ لاَ وَاللَّهِ مَا وَجَدْتُ شَيْئًا . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " انْظُرْ وَلَوْ خَاتِمًا مِنْ حَدِيدٍ " . فَذَهَبَ ثُمَّ رَجَعَ . فَقَالَ لاَ وَاللَّهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ وَلاَ خَاتِمًا مِنْ حَدِيدٍ . وَلَكِنْ هَذَا إِزَارِي - قَالَ سَهْلٌ مَا لَهُ رِدَاءٌ - فَلَهَا نِصْفُهُ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَا تَصْنَعُ بِإِزَارِكَ إِنْ لَبِسْتَهُ لَمْ يَكُنْ عَلَيْهَا مِنْهُ شَىْءٌ وَإِنْ لَبِسَتْهُ لَمْ يَكُنْ عَلَيْكَ مِنْهُ شَىْءٌ " . فَجَلَسَ الرَّجُلُ حَتَّى إِذَا طَالَ مَجْلِسُهُ قَامَ فَرَآهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُوَلِّيًا فَأَمَرَ بِهِ فَدُعِيَ فَلَمَّا جَاءَ قَالَ " مَاذَا مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ " . قَالَ مَعِي سُورَةُ كَذَا وَسُورَةُ كَذَا - عَدَّدَهَا . فَقَالَ " تَقْرَؤُهُنَّ عَنْ ظَهْرِ قَلْبِكَ " . قَالَ نَعَمْ . قَالَ " اذْهَبْ فَقَدْ مَلَّكْتُكَهَا بِمَا مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ " . هَذَا حَدِيثُ ابْنِ أَبِي حَازِمٍ وَحَدِيثُ يَعْقُوبَ يُقَارِبُهُ فِي اللَّفْظِ .
Bize Kuteybe b. Said es-Sekafî anlattı; bize Yakub —yani İbn Abdurrahman el-Karî— anlattı; Ebu Hâzim'den; Sehl b. Sa'd'dan. (H) Bize Kuteybe de anlattı; bize Abdülaziz b. Ebi Hâzim anlattı; babasından; Sehl b. Sa'd es-Sâidî'den [naklen]. [Sehl] şöyle dedi: Bir kadın Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e gelerek: “Ey Allah'ın Resulü! Kendimi Sana hibe etmeye geldim,” dedi. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem kadına baktı; bakışını onun üzerinde yukarıdan aşağıya doğru gezdirdi, sonra başını önüne eğdi. Kadın, Resulullah'ın kendisi hakkında bir hüküm vermediğini görünce oturdu. Bunun üzerine ashabından bir adam ayağa kalkıp: “Ey Allah'ın Resulü! Eğer Senin ona ihtiyacın yoksa onu benimle evlendir!” dedi. [Efendimiz]: “Yanında [mehir olarak verecek] bir şeyin var mı?” diye sordu. Adam: “Hayır, vallahi yok ey Allah'ın Resulü!” dedi. [Resulullah]: “Haydi ailenin yanına git de bir bak, bir şey bulabilecek misin?” buyurdu. Adam gitti, sonra dönüp gelerek: “Hayır, vallahi hiçbir şey bulamadım,” dedi. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Bak bakalım, demirden bir yüzük bile olsa!” buyurdu. Adam tekrar gitti, sonra dönüp gelerek: “Hayır, vallahi ey Allah'ın Resulü! Demirden bir yüzük dahi bulamadım. Ancak işte şu İzâr'ım (peştamalım) var —Sehl: ‘O zaman onun Ridâ'sı (üst giysisi) da yoktu’ dedi— onun yarısı onun olsun,” dedi. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “İzâr'ınla ne yapabilirsin? Onu sen giysen kadının üzerinde ondan bir şey kalmaz; kadın giyse senin üzerinde bir şey kalmaz,” buyurdu. Adam oturdu; epey bir süre oturduktan sonra ayağa kalktı. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem onun dönüp gittiğini görünce çağırılmasını emretti. Adam gelince: “Ezberinde Kur'an'dan ne var?” diye sordu. Adam: “Ezberimde şu ve şu sureler var,” diyerek onları saydı. [Resulullah]: “Bunları ezbere okuyabiliyor musun?” diye sordu. Adam: “Evet,” dedi. Bunun üzerine [Efendimiz]: “Haydi git; ezberindeki Kur'an karşılığında onu sana nikahladım,” buyurdu. Bu İbn Ebi Hâzim'in hadisidir; Yakub'un hadisi de lafız olarak buna yakındır.