Nikah Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1428_5. Hadis

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَبِيبٍ الْحَارِثِيُّ، وَعَاصِمُ بْنُ النَّضْرِ التَّيْمِيُّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، كُلُّهُمْ عَنْ مُعْتَمِرٍ، - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ حَبِيبٍ - حَدَّثَنَا مُعْتَمِرُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ سَمِعْتُ أَبِي، حَدَّثَنَا أَبُو مِجْلَزٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ لَمَّا تَزَوَّجَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم زَيْنَبَ بِنْتَ جَحْشٍ دَعَا الْقَوْمَ فَطَعِمُوا ثُمَّ جَلَسُوا يَتَحَدَّثُونَ - قَالَ - فَأَخَذَ كَأَنَّهُ يَتَهَيَّأُ لِلْقِيَامِ فَلَمْ يَقُومُوا فَلَمَّا رَأَى ذَلِكَ قَامَ فَلَمَّا قَامَ قَامَ مَنْ قَامَ مِنَ الْقَوْمِ ‏.‏ زَادَ عَاصِمٌ وَابْنُ عَبْدِ الأَعْلَى فِي حَدِيثِهِمَا قَالَ فَقَعَدَ ثَلاَثَةٌ وَإِنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم جَاءَ لِيَدْخُلَ فَإِذَا الْقَوْمُ جُلُوسٌ ثُمَّ إِنَّهُمْ قَامُوا فَانْطَلَقُوا - قَالَ - فَجِئْتُ فَأَخْبَرْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُمْ قَدِ انْطَلَقُوا - قَالَ - فَجَاءَ حَتَّى دَخَلَ فَذَهَبْتُ أَدْخُلُ فَأَلْقَى الْحِجَابَ بَيْنِي وَبَيْنَهُ - قَالَ - وَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ ‏{‏ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لاَ تَدْخُلُوا بُيُوتَ النَّبِيِّ إِلاَّ أَنْ يُؤْذَنَ لَكُمْ إِلَى طَعَامٍ غَيْرَ نَاظِرِينَ إِنَاهُ‏}‏ إِلَى قَوْلِهِ ‏{‏ إِنَّ ذَلِكُمْ كَانَ عِنْدَ اللَّهِ عَظِيمًا‏}‏ ‏.‏

Bize Yahya b. Habib el-Hârisî, Âsım b. en-Nadr et-Teymî ve Muhammed b. Abdüla‘lâ anlattılar. Hepsi Mu‘temir’den [naklettiler]; lafız İbn Habib’indir. Bize Mu‘temir b. Süleyman anlattı; dedi ki: Babamı [şöyle] derken işittim: Bize Ebu Miclez, Enes b. Mâlik’ten [naklen] anlattı; dedi ki: Peygamber (sav) Zeyneb bint Cahş ile evlendiği zaman halkı [yemeğe] davet etti. Halk yemeği yedikten sonra oturup sohbete daldılar. [Enes] dedi ki: [Efendimiz] sanki kalkmaya hazırlanıyormuş gibi bir tavır aldıysa da onlar kalkmadılar. Bunu görünce kendisi kalktı. O kalkınca halktan kalkanlar [da beraberinde] kalktılar. Âsım ve İbn Abdüla‘lâ rivayetlerinde şunu eklediler: Üç kişi [oturmaya devam edip] kaldı. Peygamber (sav) [içeri] girmek için geldi ama baktı ki o insanlar hâlâ oturuyorlar. Sonra onlar da kalkıp gittiler. [Enes] dedi ki: Ben gelip Peygamber’e (sav) onların gittiklerini haber verdim. [Enes] dedi ki: [Efendimiz] geldi ve içeri girdi. Ben de girmek istedim ama benimle kendi arasına perdeyi gerdi. Allah Azze ve Celle şu ayeti indirdi: {Ey iman edenler! Yemek için size izin verilmedikçe Peygamber’ın evlerine girmeyin; yemeğin vaktini de gözetlemeyin... Şüphesiz bu durum Allah katında büyük (bir günah) idi.} (Ahzâb, 53).