1461_1. Hadis
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ خَالِدٍ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ، مَالِكٍ قَالَ إِذَا تَزَوَّجَ الْبِكْرَ عَلَى الثَّيِّبِ أَقَامَ عِنْدَهَا سَبْعًا وَإِذَا تَزَوَّجَ الثَّيِّبَ عَلَى الْبِكْرِ أَقَامَ عِنْدَهَا ثَلاَثًا . قَالَ خَالِدٌ وَلَوْ قُلْتُ إِنَّهُ رَفَعَهُ لَصَدَقْتُ وَلَكِنَّهُ قَالَ السُّنَّةُ كَذَلِكَ .
Bize Yahya b. Yahya anlattı; bize Hüşeym, Hâlid’den, o Ebu Kılâbe’den, o da Enes b. Mâlik’ten [naklen] haber verdi; dedi ki: (Sünnet şudur): Bir kimse dul bir hanımın üzerine bir bakireyle (bikr) evlenirse, onun yanında yedi (gün) kalır. Eğer bakire bir hanımın üzerine bir dulla (seyiib) evlenirse, onun yanında üç (gün) kalır. Hâlid dedi ki: ‘Eğer: Enes bunu (doğrudan Nebi’ye) ref etti/dayandırdı desem doğru söylemiş olurdum; lakin o (Enes): Sünnet böyledir, dedi.’