Süt Emzirme Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

715_10. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا الْمُعْتَمِرُ، قَالَ سَمِعْتُ أَبِي، حَدَّثَنَا أَبُو نَضْرَةَ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كُنَّا فِي مَسِيرٍ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَنَا عَلَى نَاضِحٍ إِنَّمَا هُوَ فِي أُخْرَيَاتِ النَّاسِ - قَالَ - فَضَرَبَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَوْ قَالَ نَخَسَهُ - أُرَاهُ قَالَ - بِشَىْءٍ كَانَ مَعَهُ قَالَ فَجَعَلَ بَعْدَ ذَلِكَ يَتَقَدَّمُ النَّاسَ يُنَازِعُنِي حَتَّى إِنِّي لأَكُفُّهُ قَالَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَتَبِيعُنِيهِ بِكَذَا وَكَذَا وَاللَّهُ يَغْفِرُ لَكَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ قُلْتُ هُوَ لَكَ يَا نَبِيَّ اللَّهِ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ أَتَبِيعُنِيهِ بِكَذَا وَكَذَا وَاللَّهُ يَغْفِرُ لَكَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ قُلْتُ هُوَ لَكَ يَا نَبِيَّ اللَّهِ ‏.‏ قَالَ وَقَالَ لِي ‏"‏ أَتَزَوَّجْتَ بَعْدَ أَبِيكَ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ نَعَمْ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ ثَيِّبًا أَمْ بِكْرًا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ قُلْتُ ثَيِّبًا ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَهَلاَّ تَزَوَّجْتَ بِكْرًا تُضَاحِكُكَ وَتُضَاحِكُهَا وَتُلاَعِبُكَ وَتُلاَعِبُهَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو نَضْرَةَ فَكَانَتْ كَلِمَةً يَقُولُهَا الْمُسْلِمُونَ ‏.‏ افْعَلْ كَذَا وَكَذَا وَاللَّهُ يَغْفِرُ لَكَ ‏.‏

Bize Muhammed b. Abdü'l-A'lâ anlattı; bize Mu'temir anlattı; dedi ki: Babamı şöyle derken işittim: Bize Ebu Nadra, Câbir b. Abdullah’tan [naklen] anlattı; dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte bir yolculukta bulunuyorduk. Ben, insanların en arkasında (kalan) su taşıyan bir devemin üzerindeydim. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem o (deveye) vurdu -veya: ‘onu dürttü’ dedi; sanırım (ravi): ‘elindeki bir şeyle’ dedi-. (Câbir) dedi ki: [Devem] bundan sonra insanların önüne geçmeye başladı; (o kadar hızlandı ki) [duranlar arasından] sıyrılıp geçiyordu, hatta ben onu (yavaşlatmak için) dizginliyor/engelliyordum. (Resulullah): ‘Bunu bana şu şu kadara (bedele) satar mısın? Allah seni bağışlasın’ buyurdu. Ben: ‘O senindir ey Allah’ın Nebisi’ dedim. [Resulullah]: ‘Bunu bana şu şu kadara satar mısın? Allah seni bağışlasın’ buyurdu. Ben de: ‘O senindir ey Allah’ın Nebisi’ dedim. (Resulullah devamla) bana: ‘Babandan (vefatından) sonra evlendin mi?’ buyurdu. ‘Evet’ dedim. ‘Dul mu yoksa bakire mi?’ buyurdu. ‘Dul’ dedim. ‘Öyleyse seninle şakalaşan, senin de kendisiyle şakalaşacağın, seninle oyunlar oynayan (cilveleşen), senin de kendisiyle oyunlar oynayacağın bakire bir kızla evlenseydin ya!’ buyurdu. Ebu Nadra dedi ki: (Bu olaydan sonra) Müslümanların (birbirine) söylediği bir söz (kalıp ifade) oldu: ‘Şunu şunu yap; Allah seni bağışlasın.’