715_8. Hadis
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ سَيَّارٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ، اللَّهِ قَالَ كُنَّا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي غَزَاةٍ فَلَمَّا أَقْبَلْنَا تَعَجَّلْتُ عَلَى بَعِيرٍ لِي قَطُوفٍ فَلَحِقَنِي رَاكِبٌ خَلْفِي فَنَخَسَ بَعِيرِي بِعَنَزَةٍ كَانَتْ مَعَهُ فَانْطَلَقَ بَعِيرِي كَأَجْوَدِ مَا أَنْتَ رَاءٍ مِنَ الإِبِلِ فَالْتَفَتُّ فَإِذَا أَنَا بِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " مَا يُعْجِلُكَ يَا جَابِرُ " . قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي حَدِيثُ عَهْدٍ بِعُرْسٍ . فَقَالَ " أَبِكْرًا تَزَوَّجْتَهَا أَمْ ثَيِّبًا " . قَالَ قُلْتُ بَلْ ثَيِّبًا . قَالَ " هَلاَّ جَارِيَةً تُلاَعِبُهَا وَتُلاَعِبُكَ " . قَالَ فَلَمَّا قَدِمْنَا الْمَدِينَةَ ذَهَبْنَا لِنَدْخُلَ فَقَالَ " أَمْهِلُوا حَتَّى نَدْخُلَ لَيْلاً - أَىْ عِشَاءً - كَىْ تَمْتَشِطَ الشَّعِثَةُ وَتَسْتَحِدَّ الْمُغِيبَةُ " . قَالَ وَقَالَ " إِذَا قَدِمْتَ فَالْكَيْسَ الْكَيْسَ " .
Bize Yahya b. Yahya anlattı; bize Huşeym, Seyyâr’dan, o Şa'bî’den, o da Câbir b. Abdullah’tan [naklen] haber verdi; (Câbir) dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte bir gazvede bulunuyorduk. (Dönüşte) yaklaştığımızda yavaş yürüyen bir devem üzerinde acele ettim. Derken arkamdan bir süvari bana yetişti ve elindeki bir değnekle (aneze) devemi dürttü; bunun üzerine devem, görebileceğin develerin en iyisi gibi hızla yol almaya başladı. Dönüp bakınca bir de ne göreyim, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem! (Bana): ‘Ey Câbir, seni acele ettiren nedir?’ buyurdu. ‘Ey Allah’ın Resulü! Yeni evlendim’ dedim. ‘Bakireyle mi evlendin yoksa dulla mı?’ buyurdu. ‘Dulla’ dedim. ‘Öyleyse seninle oyunlar oynayan, senin de kendisiyle oyunlar oynayacağın (cilveleşeceğin) bir genç kızla (evlenseydin) ya!’ buyurdu. Medine’ye vardığımızda (evlerimize) girmek üzere gittik; fakat (Resulullah): ‘Bekleyin! Akşam vaktinde -yani yatsı vaktinde- girelim ki saçı başı dağınık olan (kadın) taransın, kocası gurbette olan da etek tıraşını olsun’ buyurdu. (Resulullah devamla) bana: ‘(Eve) vardığında zekice davran, çocuk iste/çocuk sahibi olmaya bak (el-keys el-keys)’ buyurdu.’