Boşama (Talak) Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1480_17. Hadis

وَحَدَّثَنِي إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ، أَبِي الْجَهْمِ قَالَ سَمِعْتُ فَاطِمَةَ بِنْتَ قَيْسٍ، تَقُولُ أَرْسَلَ إِلَىَّ زَوْجِي أَبُو عَمْرِو بْنُ حَفْصِ بْنِ الْمُغِيرَةِ عَيَّاشَ بْنَ أَبِي رَبِيعَةَ بِطَلاَقِي وَأَرْسَلَ مَعَهُ بِخَمْسَةِ آصُعِ تَمْرٍ وَخَمْسَةِ آصُعِ شَعِيرٍ فَقُلْتُ أَمَا لِي نَفَقَةٌ إِلاَّ هَذَا وَلاَ أَعْتَدُّ فِي مَنْزِلِكُمْ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَتْ فَشَدَدْتُ عَلَىَّ ثِيَابِي وَأَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏"‏ كَمْ طَلَّقَكِ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ ثَلاَثًا ‏.‏ قَالَ ‏"‏ صَدَقَ لَيْسَ لَكِ نَفَقَةٌ ‏.‏ اعْتَدِّي فِي بَيْتِ ابْنِ عَمِّكِ ابْنِ أُمِّ مَكْتُومٍ فَإِنَّهُ ضَرِيرُ الْبَصَرِ تُلْقِي ثَوْبَكِ عِنْدَهُ فَإِذَا انْقَضَتْ عِدَّتُكِ فَآذِنِينِي ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ فَخَطَبَنِي خُطَّابٌ مِنْهُمْ مُعَاوِيَةُ وَأَبُو الْجَهْمِ ‏.‏ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ إِنَّ مُعَاوِيَةَ تَرِبٌ خَفِيفُ الْحَالِ وَأَبُو الْجَهْمِ مِنْهُ شِدَّةٌ عَلَى النِّسَاءِ - أَوْ يَضْرِبُ النِّسَاءَ أَوْ نَحْوَ هَذَا - وَلَكِنْ عَلَيْكِ بِأُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ ‏"‏ ‏.‏

Bana İshak b. Mansûr anlattı, bize Abdirrahman, Süfyân'dan, [o da] Ebû Bekir b. Ebî'l-Cehm'den [naklen] anlattı; (Ebû Bekir) şöyle dedi: Fâtıma bint Kays'ı şöyle derken işittim: 'Kocam Ebû Amr b. Hafs b. el-Mugîre, Ayyaş b. Ebî Rebîa ile bana boşanma haberimi gönderdi. Onunla beraber [nafaka niyetine] beş sa' hurma ve beş sa' arpa da göndermişti. Ben: Bana bundan başka nafaka yok mu? Üstelik sizin evinizde de iddet bekleyemeyecek miyim? diye sordum. O da: Hayır [yok/bekleyemezsin], dedi.' Fâtıma devam etti: 'Hemen elbiselerimi giydim ve Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e geldim. [Efendimiz]: Seni kaç talakla boşadı? diye sordu. Üç talakla, dedim. Bunun üzerine: Doğru [söylemiş], senin için [ayrıca] bir nafaka yoktur. Amcanın oğlu İbn Ümmü Mektûm'un evinde iddetini bekle; zira o görme engellidir (darîru'l-basar), onun yanında elbiseni [rahatça] çıkarabilirsin. İddetin dolunca da bana haber ver! buyurdu.' Fâtıma dedi ki: 'İddetim bitince Muâviye ve Ebû Cehm'in de aralarında bulunduğu bazı kişiler bana dünür oldular. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem: Şüphesiz Muâviye fakirdir (terib), durumu zayıftır. Ebû Cehm'e gelince; onda kadınlara karşı bir sertlik vardır -veya kadınları döver ya da buna benzer bir şey dedi-. Ancak sen Üsâme b. Zeyd ile evlenmelisin! buyurdu.'