247_2. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، وَوَاصِلُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، - وَاللَّفْظُ لِوَاصِلٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ فُضَيْلٍ، عَنْ أَبِي مَالِكٍ الأَشْجَعِيِّ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " تَرِدُ عَلَىَّ أُمَّتِي الْحَوْضَ وَأَنَا أَذُودُ النَّاسَ عَنْهُ كَمَا يَذُودُ الرَّجُلُ إِبِلَ الرَّجُلِ عَنْ إِبِلِهِ " . قَالُوا يَا نَبِيَّ اللَّهِ أَتَعْرِفُنَا قَالَ " نَعَمْ لَكُمْ سِيمَا لَيْسَتْ لأَحَدٍ غَيْرِكُمْ تَرِدُونَ عَلَىَّ غُرًّا مُحَجَّلِينَ مِنْ آثَارِ الْوُضُوءِ وَلَيُصَدَّنَّ عَنِّي طَائِفَةٌ مِنْكُمْ فَلاَ يَصِلُونَ فَأَقُولُ يَا رَبِّ هَؤُلاَءِ مِنْ أَصْحَابِي فَيُجِيبُنِي مَلَكٌ فَيَقُولُ وَهَلْ تَدْرِي مَا أَحْدَثُوا بَعْدَكَ " .
Ebu Küreyb ve Vasıl b. Abdülala —lafız Vasıl’a aittir— bize tahdis edip dediler ki: İbn Fudayl bize tahdis etti. Ebu Malik el-Eşcei'den; [o] Ebu Hazim'den; [o da] Ebu Hureyre'den [nakletti]. O dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Ümmetim havuzun başında yanıma gelecekler. Bir adamın, başkasının develerini kendi develerinden uzaklaştırdığı gibi, ben de [bazı] insanları ondan uzaklaştıracağım.” [Sahabiler]: “Ey Allah’ın Nebisi! Bizi tanır mısın?” dediler. [Resulullah]: “Evet, sizin sizden başkasında olmayan bir alametiniz [sîmâ] vardır; benim yanıma abdest izlerinden dolayı yüzleriniz ve azalarınız nurlu [ğurran muhaccelîn] olarak geleceksiniz. Lakin sizden bir grup benim yanımdan mutlaka uzaklaştırılacak ve [havuza] ulaşamayacaklar. Ben: ‘Ey Rabbim! Bunlar benim ashabımdandır,’ diyeceğim. Bunun üzerine bir melek bana: ‘Senden sonra onların neler yaptıklarını [bidatlerini] biliyor musun?’ diye cevap verecek,” buyurdu.