1547_13. Hadis
حَدَّثَنَا عَمْرٌو النَّاقِدُ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ حَنْظَلَةَ، الزُّرَقِيِّ أَنَّهُ سَمِعَ رَافِعَ بْنَ خَدِيجٍ، يَقُولُ كُنَّا أَكْثَرَ الأَنْصَارِ حَقْلاً - قَالَ - كُنَّا نُكْرِي الأَرْضَ عَلَى أَنَّ لَنَا هَذِهِ وَلَهُمْ هَذِهِ فَرُبَّمَا أَخْرَجَتْ هَذِهِ وَلَمْ تُخْرِجْ هَذِهِ فَنَهَانَا عَنْ ذَلِكَ وَأَمَّا الْوَرِقُ فَلَمْ يَنْهَنَا .
Bize Amr en-Nâkid anlattı; bize Süfyân b. Uyeyne, Yahyâ b. Saîd'den; o da Hanzala ez-Zurakî'den [naklen] anlattı; [Hanzala], Râfi' b. Hadîc'i şöyle derken işitmiş: “Biz Ensâr içinde en çok tarlası olanlardandık. Arazinin şu kısmı bizim, bu kısmı onların olması şartıyla kiraya verirdik. Bazen burası ürün verir öteki taraf vermezdi. Bunun üzerine [Resûlullah] bizi bundan yasakladı; gümüş [karşılığında kiralamayı] ise yasaklamadı.”