1558_3. Hadis
قَالَ مُسْلِمٌ وَرَوَى اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، حَدَّثَنِي جَعْفَرُ بْنُ رَبِيعَةَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ، هُرْمُزَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّهُ كَانَ لَهُ مَالٌ عَلَى عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي حَدْرَدٍ الأَسْلَمِيِّ فَلَقِيَهُ فَلَزِمَهُ فَتَكَلَّمَا حَتَّى ارْتَفَعَتْ أَصْوَاتُهُمَا فَمَرَّ بِهِمَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " يَا كَعْبُ " . فَأَشَارَ بِيَدِهِ كَأَنَّهُ يَقُولُ النِّصْفَ فَأَخَذَ نِصْفًا مِمَّا عَلَيْهِ وَتَرَكَ نِصْفًا .
Müslim dedi ki: Leys b. Sa'd rivayet etti; [dedi ki]: Bana Ca'fer b. Rebîa, Abdurrahman b. Hürmüz'den; o da Abdullah b. Ka'b b. Mâlik'ten; o da Ka'b b. Mâlik'ten [naklen] anlattı ki: [Ka'b'ın], Abdullah b. Ebî Hadred el-Eslemî'den bir alacağı vardı. Onunla karşılaştı ve [borcunu ödeyinceye kadar] yanından ayrılmadı. Konuşurlarken sesleri yükseldi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem yanlarından geçerken: “Ey Ka'b!” buyurdu ve eliyle sanki “yarısını [al]” der gibi işaret etti. Bunun üzerine [Ka'b] alacağının yarısını aldı, yarısını ise bıraktı.