Müsâkât (Sulama Ortaklığı) Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1610_2. Hadis

حَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنِي عُمَرُ بْنُ مُحَمَّدٍ، أَنَّحَدَّثَهُ عَنْ سَعِيدِ بْنِ زَيْدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ نُفَيْلٍ، أَنَّ أَرْوَى، خَاصَمَتْهُ فِي بَعْضِ دَارِهِ فَقَالَ دَعُوهَا وَإِيَّاهَا فَإِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ مَنْ أَخَذَ شِبْرًا مِنَ الأَرْضِ بِغَيْرِ حَقِّهِ طُوِّقَهُ فِي سَبْعِ أَرَضِينَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ‏"‏ ‏.‏ اللَّهُمَّ إِنْ كَانَتْ كَاذِبَةً فَأَعْمِ بَصَرَهَا وَاجْعَلْ قَبْرَهَا فِي دَارِهَا ‏.‏ قَالَ فَرَأَيْتُهَا عَمْيَاءَ تَلْتَمِسُ الْجُدُرَ تَقُولُ أَصَابَتْنِي دَعْوَةُ سَعِيدِ بْنِ زَيْدٍ ‏.‏ فَبَيْنَمَا هِيَ تَمْشِي فِي الدَّارِ مَرَّتْ عَلَى بِئْرٍ فِي الدَّارِ فَوَقَعَتْ فِيهَا فَكَانَتْ قَبْرَهَا‏.‏

Bana Hermele b. Yahyâ anlattı; bize Abdullah b. Vehb haber verdi; bana Ömer b. Muhammed anlattı; [ona da] babası, Saîd b. Zeyd b. Amr b. Nüfeyl'den [şöyle] anlatmış: Ervâ [adlı bir kadın], evinin bir kısmı hakkında onunla (Saîd ile) davalaştı. Bunun üzerine [Saîd]: “Onu da o [evi] de bırakın! Çünkü ben Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i: ‘Kim haksız yere bir karış toprak alırsa, kıyamet günü yedi kat yerden [boynuna] dolanır’ buyururken işittim. Allah'ım! Eğer bu kadın yalancıysa, onun gözünü kör et ve kabrini evinde eyle!” dedi. [Ravi] dedi ki: Ben o kadını kör olmuş, duvarlara tutunarak yürürken gördüm; “Bana Saîd b. Zeyd'in bedduası isabet etti” diyordu. Bir gün evinde yürürken evdeki bir kuyuya uğradı ve içine düştü; orası ona kabir oldu.