1610_3. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو الرَّبِيعِ الْعَتَكِيُّ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ أَرْوَى بِنْتَ أُوَيْسٍ، ادَّعَتْ عَلَى سَعِيدِ بْنِ زَيْدٍ أَنَّهُ أَخَذَ شَيْئًا مِنْ أَرْضِهَا فَخَاصَمَتْهُ إِلَى مَرْوَانَ بْنِ الْحَكَمِ . فَقَالَ سَعِيدٌ أَنَا كُنْتُ آخُذُ مِنْ أَرْضِهَا شَيْئًا بَعْدَ الَّذِي سَمِعْتُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ وَمَا سَمِعْتَ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " مَنْ أَخَذَ شِبْرًا مِنَ الأَرْضِ ظُلْمًا طُوِّقَهُ إِلَى سَبْعِ أَرَضِينَ " . فَقَالَ لَهُ مَرْوَانُ لاَ أَسْأَلُكَ بَيِّنَةً بَعْدَ هَذَا . فَقَالَ اللَّهُمَّ إِنْ كَانَتْ كَاذِبَةً فَعَمِّ بَصَرَهَا وَاقْتُلْهَا فِي أَرْضِهَا . قَالَ فَمَا مَاتَتْ حَتَّى ذَهَبَ بَصَرُهَا ثُمَّ بَيْنَا هِيَ تَمْشِي فِي أَرْضِهَا إِذْ وَقَعَتْ فِي حُفْرَةٍ فَمَاتَتْ .
Bize Ebû'r-Rebî' el-Atekî anlattı; bize Hammâd b. Zeyd, Hişâm b. Urve'den; o da babasından [naklen] anlattı ki: Üveys'in kızı Ervâ, Saîd b. Zeyd'in kendi arazisinden bir kısmını aldığını iddia ederek onu Mervân b. el-Hakem'e şikayet etti. Saîd: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den [bir hadis] işittikten sonra ben hiç onun arazisinden bir şey alır mıyım?” dedi. [Mervân]: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den ne işittin?” diye sordu. Saîd: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i: ‘Kim haksız yere bir karış toprak alırsa, yedi kat yere kadar [boynuna] dolanır’ buyururken işittim” dedi. Bunun üzerine Mervân ona: “Bundan sonra senden bir delil istemem” dedi. Saîd [şöyle beddua etti]: “Allah'ım! Eğer bu kadın yalancıysa, onun gözünü kör et ve onu kendi arazisinde öldür!” [Ravi] dedi ki: Kadın ölmeden önce gözleri kör oldu. Sonra kendi arazisinde yürürken bir çukura düştü ve öldü.