715_13. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا زَكَرِيَّاءُ، عَنْ عَامِرٍ، حَدَّثَنِي جَابِرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّهُ كَانَ يَسِيرُ عَلَى جَمَلٍ لَهُ قَدْ أَعْيَا فَأَرَادَ أَنْ يُسَيِّبَهُ قَالَ فَلَحِقَنِي النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَدَعَا لِي وَضَرَبَهُ فَسَارَ سَيْرًا لَمْ يَسِرْ مِثْلَهُ قَالَ " بِعْنِيهِ بِوُقِيَّةٍ " . قُلْتُ لاَ . ثُمَّ قَالَ " بِعْنِيهِ " . فَبِعْتُهُ بِوُقِيَّةٍ وَاسْتَثْنَيْتُ عَلَيْهِ حُمْلاَنَهُ إِلَى أَهْلِي فَلَمَّا بَلَغْتُ أَتَيْتُهُ بِالْجَمَلِ فَنَقَدَنِي ثَمَنَهُ ثُمَّ رَجَعْتُ فَأَرْسَلَ فِي أَثَرِي فَقَالَ " أَتُرَانِي مَاكَسْتُكَ لآخُذَ جَمَلَكَ خُذْ جَمَلَكَ وَدَرَاهِمَكَ فَهُوَ لَكَ " .
Bize Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr anlattı; bize babası anlattı; bize Zekeriyyâ, Âmir'den; [Âmir] de Câbir b. Abdullah'tan [naklen] anlattı; [Câbir] şöyle dedi: Yorulmuş olan devesinin üzerinde gidiyordu ve onu salıvermek (terk etmek) istedi. Derken Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem bana ulaştı, benim için dua etti ve deveye vurdu. Bunun üzerine deve, benzeri görülmemiş bir şekilde yürümeye başladı. [Resûlullah]: “Onu bana bir ukiyye (ağırlık ölçüsü) karşılığında sat” buyurdu. Ben: “Hayır” dedim. Sonra tekrar: “Onu bana sat” buyurdu. Ben de onu bir ukiyye karşılığında sattım; ancak aileme varıncaya kadar ona binmeyi istisna ettim (şart koştum). [Medine'ye] vardığımda deveyi ona getirdim; o da bedelini bana peşin ödedi. Sonra geri döndüm; arkamdan [birini] gönderdi ve [yanına vardığımda] şöyle buyurdu: “Seninle deveyi elinden almak için pazarlık ettiğimi mi sanıyorsun? Al deveni ve dirhemlerini; hepsi senindir.”