Yeminler Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1649_3. Hadis

حَدَّثَنِي أَبُو الرَّبِيعِ الْعَتَكِيُّ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، - يَعْنِي ابْنَ زَيْدٍ - عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ أَبِي، قِلاَبَةَ وَعَنِ الْقَاسِمِ بْنِ عَاصِمٍ، عَنْ زَهْدَمٍ الْجَرْمِيِّ، - قَالَ أَيُّوبُ وَأَنَا لِحَدِيثِ الْقَاسِمِ، أَحْفَظُ مِنِّي لِحَدِيثِ أَبِي قِلاَبَةَ - قَالَ كُنَّا عِنْدَ أَبِي مُوسَى فَدَعَا بِمَائِدَتِهِ وَعَلَيْهَا لَحْمُ دَجَاجٍ فَدَخَلَ رَجُلٌ مِنْ بَنِي تَيْمِ اللَّهِ أَحْمَرُ شَبِيهٌ بِالْمَوَالِي فَقَالَ لَهُ هَلُمَّ ‏.‏ فَتَلَكَّأَ فَقَالَ هَلُمَّ فَإِنِّي قَدْ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَأْكُلُ مِنْهُ ‏.‏ فَقَالَ الرَّجُلُ إِنِّي رَأَيْتُهُ يَأْكُلُ شَيْئًا فَقَذِرْتُهُ فَحَلَفْتُ أَنْ لاَ أَطْعَمَهُ فَقَالَ هَلُمَّ أُحَدِّثْكَ عَنْ ذَلِكَ إِنِّي أَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي رَهْطٍ مِنَ الأَشْعَرِيِّينَ نَسْتَحْمِلُهُ فَقَالَ ‏"‏ وَاللَّهِ لاَ أَحْمِلُكُمْ وَمَا عِنْدِي مَا أَحْمِلُكُمْ عَلَيْهِ ‏"‏ ‏.‏ فَلَبِثْنَا مَا شَاءَ اللَّهُ فَأُتِيَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِنَهْبِ إِبِلٍ فَدَعَا بِنَا فَأَمَرَ لَنَا بِخَمْسِ ذَوْدٍ غُرِّ الذُّرَى قَالَ فَلَمَّا انْطَلَقْنَا قَالَ بَعْضُنَا لِبَعْضٍ أَغْفَلْنَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَمِينَهُ لاَ يُبَارَكُ لَنَا ‏.‏ فَرَجَعْنَا إِلَيْهِ فَقُلْنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّا أَتَيْنَاكَ نَسْتَحْمِلُكَ وَإِنَّكَ حَلَفْتَ أَنْ لاَ تَحْمِلَنَا ثُمَّ حَمَلْتَنَا أَفَنَسِيتَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ ‏"‏ إِنِّي وَاللَّهِ إِنْ شَاءَ اللَّهُ لاَ أَحْلِفُ عَلَى يَمِينٍ فَأَرَى غَيْرَهَا خَيْرًا مِنْهَا إِلاَّ أَتَيْتُ الَّذِي هُوَ خَيْرٌ وَتَحَلَّلْتُهَا فَانْطَلِقُوا فَإِنَّمَا حَمَلَكُمُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ ‏"‏ ‏.‏

Bana Ebu'r-Rebî el-Atekî anlattı; bize Hammâd -yani İbn Zeyd- anlattı; Eyyûb'dan; Ebu Kılâbe'den ve Kâsım b. Âsım'dan; Zehdem el-Cermî'den; -Eyyûb dedi ki: “Ben Kâsım'ın hadisini, Ebu Kılâbe'nin hadisinden daha iyi hatırlıyorum.”- (Zehdem) Dedi ki: “Ebu Mûsâ'nın yanındaydık. Sofrasını istedi; üzerinde tavuk eti vardı. Beni Teymullah'tan, kırmızı tenli, mevâliye benzeyen bir adam girdi. (Ebu Mûsâ) ona: 'Buyur' dedi. Adam duraksadı. (Ebu Mûsâ) dedi ki: 'Buyur, çünkü ben Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i ondan yerken gördüm.' Adam dedi ki: 'Ben onu bir şey yerken gördüm ve tiksindim; bu yüzden onu yemeyeceğime dair yemin ettim.' (Ebu Mûsâ) dedi ki: 'Gel, bu konuda sana (bir hadis) anlatayım: Ben Eş'arîlerden bir grup içinde binek istemek üzere Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e geldim. Buyurdu ki: 'Vallahi sizi bindirmeyeceğim ve yanımda sizi üzerine bindireceğim bir şey de yok.' Allah'ın dilediği kadar bekledik. Sonra Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e ganimet develeri getirildi. Bizi çağırdı ve bize hörgüçleri beyaz beş deve verilmesini emretti.” (Ebu Mûsâ) Dedi ki: “Ayrılıp gittiğimizde birbirimize dedik ki: 'Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e yeminini unutturduk. Allah bize bereket vermez.' O'na geri döndük ve dedik ki: 'Ey Allah'ın Resulü! Biz sana binek istemeye geldik, sen ise bizi bindirmeyeceğine yemin etmiştin, sonra bizi bindirdin. Unuttun mu ey Allah'ın Resulü?' Buyurdu ki: 'Vallahi, inşallah ben bir yemin edip de başkasını ondan daha hayırlı gördüğümde, mutlaka o hayırlı olanı yaparım ve yeminimi çözerim [keffâret veririm]. Haydi gidin; sizi ancak Allah azze ve celle bindirdi.'”