1649_2. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ بَرَّادٍ الأَشْعَرِيُّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ الْهَمْدَانِيُّ، - وَتَقَارَبَا فِي اللَّفْظِ - قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ بُرَيْدٍ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ، عَنْ أَبِي مُوسَى، قَالَ أَرْسَلَنِي أَصْحَابِي إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَسْأَلُهُ لَهُمُ الْحُمْلاَنَ إِذْ هُمْ مَعَهُ فِي جَيْشِ الْعُسْرَةِ - وَهِيَ غَزْوَةُ تَبُوكَ - فَقُلْتُ يَا نَبِيَّ اللَّهِ إِنَّ أَصْحَابِي أَرْسَلُونِي إِلَيْكَ لِتَحْمِلَهُمْ . فَقَالَ " وَاللَّهِ لاَ أَحْمِلُكُمْ عَلَى شَىْءٍ " . وَوَافَقْتُهُ وَهُوَ غَضْبَانُ وَلاَ أَشْعُرُ فَرَجَعْتُ حَزِينًا مِنْ مَنْعِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَمِنْ مَخَافَةِ أَنْ يَكُونَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ وَجَدَ فِي نَفْسِهِ عَلَىَّ فَرَجَعْتُ إِلَى أَصْحَابِي فَأَخْبَرْتُهُمُ الَّذِي قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَلَمْ أَلْبَثْ إِلاَّ سُوَيْعَةً إِذْ سَمِعْتُ بِلاَلاً يُنَادِي أَىْ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ قَيْسٍ . فَأَجَبْتُهُ فَقَالَ أَجِبْ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَدْعُوكَ . فَلَمَّا أَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " خُذْ هَذَيْنِ الْقَرِينَيْنِ وَهَذَيْنِ الْقَرِينَيْنِ وَهَذَيْنِ الْقَرِينَيْنِ - لِسِتَّةِ أَبْعِرَةٍ ابْتَاعَهُنَّ حِينَئِذٍ مِنْ سَعْدٍ - فَانْطَلِقْ بِهِنَّ إِلَى أَصْحَابِكَ فَقُلْ إِنَّ اللَّهَ - أَوْ قَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم - يَحْمِلُكُمْ عَلَى هَؤُلاَءِ فَارْكَبُوهُنَّ " . قَالَ أَبُو مُوسَى فَانْطَلَقْتُ إِلَى أَصْحَابِي بِهِنَّ فَقُلْتُ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَحْمِلُكُمْ عَلَى هَؤُلاَءِ وَلَكِنْ وَاللَّهِ لاَ أَدَعُكُمْ حَتَّى يَنْطَلِقَ مَعِي بَعْضُكُمْ إِلَى مَنْ سَمِعَ مَقَالَةَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ سَأَلْتُهُ لَكُمْ وَمَنْعَهُ فِي أَوَّلِ مَرَّةٍ ثُمَّ إِعْطَاءَهُ إِيَّاىَ بَعْدَ ذَلِكَ لاَ تَظُنُّوا أَنِّي حَدَّثْتُكُمْ شَيْئًا لَمْ يَقُلْهُ . فَقَالُوا لِي وَاللَّهِ إِنَّكَ عِنْدَنَا لَمُصَدَّقٌ وَلَنَفْعَلَنَّ مَا أَحْبَبْتَ . فَانْطَلَقَ أَبُو مُوسَى بِنَفَرٍ مِنْهُمْ حَتَّى أَتَوُا الَّذِينَ سَمِعُوا قَوْلَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَمَنْعَهُ إِيَّاهُمْ ثُمَّ إِعْطَاءَهُمْ بَعْدُ فَحَدَّثُوهُمْ بِمَا حَدَّثَهُمْ بِهِ أَبُو مُوسَى سَوَاءً .
Bize Abdullah b. Berrâd el-Eş'arî ve Muhammed b. el-Alâ el-Hemedânî anlattı -ki lafızda birbirlerine yakındırlar-. İkisi de: “Bize Ebu Üsâme anlattı” dediler; Büreyd'den; Ebu Bürde'den; Ebu Mûsâ'dan; dedi ki: “Arkadaşlarım beni, kendileri için binek istemek üzere Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e gönderdiler. Onlar Ceyşu'l-Usre (Zorluk Ordusu) -ki o Tebük Gazvesi'dir- içinde O'nunla beraberlerdi. Dedim ki: 'Ey Allah'ın Nebisi! Arkadaşlarım, kendilerine binek vermen için beni sana gönderdiler.' Buyurdu ki: 'Vallahi, sizi hiçbir şeye bindirmeyeceğim.'” Meğer ben O'na, kızgın olduğu bir sırada denk gelmişim de farkında değilmişim. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in (isteği) reddetmesinden dolayı ve Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in bana kızmış olmasından korkarak üzgün bir halde döndüm. Arkadaşlarıma döndüm ve Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in söylediklerini onlara haber verdim. Kısa bir süre geçmemişti ki, Bilâl'in şöyle seslendiğini işittim: “Ey Abdullah b. Kays!” Ona cevap verdim. Dedi ki: “Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e icabet et (git), seni çağırıyor.” Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e geldiğimde buyurdu ki: “Şu iki eşi, şu iki eşi ve şu iki eşi al -Sa'd'dan o sırada satın aldığı altı deve için-. Bunları arkadaşlarına götür ve de ki: Allah -veya Resulullah dedi- sizi bunlara bindiriyor; haydi bunlara binin.” Ebu Mûsâ dedi ki: Bunlarla arkadaşlarıma gittim. Dedim ki: “Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem sizi bunlara bindiriyor. Lakin vallahi; sizin için O'ndan istediğimde ve O ilk seferinde beni reddettiğinde, sonra da bunları bana verdiğinde Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in sözünü işiten birileri benimle gelmedikçe (bunları size teslim etmem). Söylemediği bir şeyi size anlattığımı zannetmeyesiniz diye.” Bana dediler ki: “Vallahi sen bizim yanımızda güvenilir birisin. Yine de senin istediğini yapacağız.” Ebu Mûsâ onlardan bir grupla gitti; nihayet Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in sözünü, onları reddedişini ve sonra onlara verişini işitenlere geldiler. (O şahitler de) Ebu Mûsâ'nın onlara anlattığının aynısını onlara anlattılar.