1661_1. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنِ الْمَعْرُورِ بْنِ سُوَيْدٍ، قَالَ مَرَرْنَا بِأَبِي ذَرٍّ بِالرَّبَذَةِ وَعَلَيْهِ بُرْدٌ وَعَلَى غُلاَمِهِ مِثْلُهُ فَقُلْنَا يَا أَبَا ذَرٍّ لَوْ جَمَعْتَ بَيْنَهُمَا كَانَتْ حُلَّةً . فَقَالَ إِنَّهُ كَانَ بَيْنِي وَبَيْنَ رَجُلٍ مِنْ إِخْوَانِي كَلاَمٌ وَكَانَتْ أَمُّهُ أَعْجَمِيَّةً فَعَيَّرْتُهُ بِأُمِّهِ فَشَكَانِي إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَلَقِيتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " يَا أَبَا ذَرٍّ إِنَّكَ امْرُؤٌ فِيكَ جَاهِلِيَّةٌ " . قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَنْ سَبَّ الرِّجَالَ سَبُّوا أَبَاهُ وَأُمُّهُ . قَالَ " يَا أَبَا ذَرٍّ إِنَّكَ امْرُؤٌ فِيكَ جَاهِلِيَّةٌ هُمْ إِخْوَانُكُمْ جَعَلَهُمُ اللَّهُ تَحْتَ أَيْدِيكُمْ فَأَطْعِمُوهُمْ مِمَّا تَأْكُلُونَ وَأَلْبِسُوهُمْ مِمَّا تَلْبَسُونَ وَلاَ تُكَلِّفُوهُمْ مَا يَغْلِبُهُمْ فَإِنْ كَلَّفْتُمُوهُمْ فَأَعِينُوهُمْ " .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe anlattı; bize Vekî' anlattı; bize el-A'meş, el-Ma'rûr b. Süveyd’den [naklederek şunları] anlattı: Rebeze’de Ebû Zer’e uğramıştık; onun üzerinde bir bürde (bürd), kölesinin (gulâm) üzerinde de onun bir benzeri vardı. Biz: “Ey Ebû Zer! Eğer bu ikisini birleştirseydin tam bir takım-elbise (hulle) olurdu” dedik. [Ebû Zer] şöyle dedi: “Benimle [Müslüman] kardeşlerimden bir adam arasında bir konuşma geçmişti; onun annesi Arap değildi (a'cemiyye). Ben de onu annesiyle ayıpladım. Bunun üzerine o, beni Peygamber [sallallâhu aleyhi ve sellem]’e şikâyet etti. Peygamber [sallallâhu aleyhi ve sellem] ile karşılaştığımda [Resulullah]: «Ey Ebû Zer! Şüphesiz sen, kendisinde Cahiliye (câhiliyye) [âdeti] bulunan bir kimsesin!» buyurdu. Ben de: «Ey Allah'ın Resulü! İnsanlara sövenlerin babasına ve annesine de söverler (ben de buna binaen söyledim)» dedim. [Resulullah]: «Ey Ebû Zer! Şüphesiz sen, kendisinde Cahiliye bulunan bir kimsesin! Onlar sizin kardeşlerinizdir; Allah onları sizin ellerinizin altına (hizmetinize) vermiştir. O halde onlara yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin ve onlara güçlerinin yetmeyeceği şeyleri yüklemeyin. Eğer onlara [ağır bir iş] yüklerseniz, o zaman kendilerine yardım edin!» buyurdu.”