1661_2. Hadis
وَحَدَّثَنَاهُ أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، كُلُّهُمْ عَنِ الأَعْمَشِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَزَادَ فِي حَدِيثِ زُهَيْرٍ وَأَبِي مُعَاوِيَةَ بَعْدَ قَوْلِهِ " إِنَّكَ امْرُؤٌ فِيكَ جَاهِلِيَّةٌ " . قَالَ قُلْتُ عَلَى حَالِ سَاعَتِي مِنَ الْكِبَرِ قَالَ " نَعَمْ " . وَفِي رِوَايَةِ أَبِي مُعَاوِيَةَ " نَعَمْ عَلَى حَالِ سَاعَتِكَ مِنَ الْكِبَرِ " . وَفِي حَدِيثِ عِيسَى " فَإِنْ كَلَّفَهُ مَا يَغْلِبُهُ فَلْيَبِعْهُ " . وَفِي حَدِيثِ زُهَيْرٍ " فَلْيُعِنْهُ عَلَيْهِ " . وَلَيْسَ فِي حَدِيثِ أَبِي مُعَاوِيَةَ " فَلْيَبِعْهُ " . وَلاَ " فَلْيُعِنْهُ " . انْتَهَى عِنْدَ قَوْلِهِ " وَلاَ يُكَلِّفْهُ مَا يَغْلِبُهُ " .
Bunu bize Ahmed b. Yûnus da anlattı; bize Züheyr anlattı. (H) Bize Ebû Küreyb de anlattı; bize Ebû Muâviye anlattı. (H) Bize İshâk b. İbrâhîm de anlattı; bize Îsâ b. Yûnus haber verdi. Bunların hepsi el-A'meş'ten; bu isnad ile [naklettiler]. Züheyr ve Ebû Muâviye'nin hadisinde, [Resulullah’ın]: «Şüphesiz sen, kendisinde Cahiliye bulunan bir kimsesin!» buyurmasından sonra [şu ziyade yer almıştır]: [Ebû Zer] dedi ki: “Şu ihtiyarlık halimde de mi [böyleyim]?” [Resulullah]: “Evet” buyurdu. Ebû Muâviye'nin rivayetinde ise: “Evet, şu ihtiyarlık halindeyken de!” [ibaresi geçmektedir]. Îsâ’nın hadisinde: “Eğer ona gücünün yetmeyeceği bir iş yüklerse; [o zaman] onu satsın” [ibaresi yer almıştır]. Züheyr’in hadisinde ise: “O zaman ona yardım etsin” [ibaresi yer almıştır]. Ebû Muâviye'nin hadisinde ise ne “onu satsın” ne de “ona yardım etsin” [sözleri] vardır; [onun rivayeti]: “Ona gücünün yetmeyeceği şeyi yüklemesin” sözünde bitmiştir.