1759_3. Hadis
وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا أَبِي ح، وَحَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَالْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ الْحُلْوَانِيُّ قَالاَ حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، - وَهُوَ ابْنُ إِبْرَاهِيمَ - حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ صَالِحٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي عُرْوَةُ بْنُ الزُّبَيْرِ، أَنَّ عَائِشَةَ، زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَخْبَرَتْهُ أَنَّ فَاطِمَةَ بِنْتَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سَأَلَتْ أَبَا بَكْرٍ بَعْدَ وَفَاةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَقْسِمَ لَهَا مِيرَاثَهَا مِمَّا تَرَكَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِمَّا أَفَاءَ اللَّهُ عَلَيْهِ . فَقَالَ لَهَا أَبُو بَكْرٍ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لاَ نُورَثُ مَا تَرَكْنَا صَدَقَةٌ " . قَالَ وَعَاشَتْ بَعْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سِتَّةَ أَشْهُرٍ وَكَانَتْ فَاطِمَةُ تَسْأَلُ أَبَا بَكْرٍ نَصِيبَهَا مِمَّا تَرَكَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ خَيْبَرَ وَفَدَكٍ وَصَدَقَتِهِ بِالْمَدِينَةِ فَأَبَى أَبُو بَكْرٍ عَلَيْهَا ذَلِكَ وَقَالَ لَسْتُ تَارِكًا شَيْئًا كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَعْمَلُ بِهِ إِلاَّ عَمِلْتُ بِهِ إِنِّي أَخْشَى إِنْ تَرَكْتُ شَيْئًا مِنْ أَمْرِهِ أَنْ أَزِيغَ فَأَمَّا صَدَقَتُهُ بِالْمَدِينَةِ فَدَفَعَهَا عُمَرُ إِلَى عَلِيٍّ وَعَبَّاسٍ فَغَلَبَهُ عَلَيْهَا عَلِيٌّ وَأَمَّا خَيْبَرُ وَفَدَكُ فَأَمْسَكَهُمَا عُمَرُ وَقَالَ هُمَا صَدَقَةُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَتَا لِحُقُوقِهِ الَّتِي تَعْرُوهُ وَنَوَائِبِهِ وَأَمْرُهُمَا إِلَى مَنْ وَلِيَ الأَمْرَ قَالَ فَهُمَا عَلَى ذَلِكَ إِلَى الْيَوْمِ .
Ve bize İbn Nümeyr anlattı; bize Yakub b. İbrâhîm anlattı; bize babam anlattı. Ve bize Züheyr b. Harb ve Hasan b. Ali el-Hulvânî anlattı. Dediler ki: Bize Yakub -ki o İbn İbrâhîm'dir- anlattı; bize babam anlattı; Sâlih'ten; İbn Şihâb'dan; Urve b. ez-Zübeyr'in ona bildirdiğine göre; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in zevcesi Âişe kendisine şunu haber vermiştir: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in kızı Fâtıma, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem vefat ettikten sonra Ebu Bekr'den, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in bıraktığı ve Allah'ın O'na fey' olarak verdiği mallardan kendi mirasını paylaştırmasını istedi. Ebu Bekr ona: “Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem: ‘Biz miras bırakmayız; bıraktığımız her şey sadakadır’ buyurdu” dedi. Dedi ki: (Fâtıma) Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den sonra altı ay yaşadı. Fâtıma, Ebu Bekr'den; Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in Hayber'den, Fedek'ten bıraktığı paylarını ve Medine'deki sadakasını istiyordu. Ebu Bekr ise bunu reddetti ve: “Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in yaptığı hiçbir şeyi yapmaktan geri durmam. Zira ben, O'nun emrinden bir şeyi terk edersem yoldan sapmaktan korkarım” dedi. Medine'deki sadakasına gelince; Ömer onları Ali ve Abbâs'a teslim etti; Ali [o malların idaresinde] Abbâs'a baskın geldi. Hayber ve Fedek'e gelince; Ömer onları tuttu ve: “Bunlar Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in sadakasıdır; bunlar O'nun karşılaştığı zaruri hakları ve beklenmedik ihtiyaçları içindir. Bunların idaresi ise yönetimi üstlenen kişiye aittir” dedi. [Ravi] dedi ki: O iki yer bugüne kadar hala bu hal üzeredir.