Cihad ve Gazveler (Siyer) Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1771_2. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَحَامِدُ بْنُ عُمَرَ الْبَكْرَاوِيُّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، الْقَيْسِيُّ كُلُّهُمْ عَنِ الْمُعْتَمِرِ، - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ أَبِي شَيْبَةَ - حَدَّثَنَا مُعْتَمِرُ بْنُ سُلَيْمَانَ التَّيْمِيُّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ رَجُلاً، - وَقَالَ حَامِدٌ وَابْنُ عَبْدِ الأَعْلَى أَنَّ الرَّجُلَ، - كَانَ يَجْعَلُ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم النَّخَلاَتِ مِنْ أَرْضِهِ ‏.‏ حَتَّى فُتِحَتْ عَلَيْهِ قُرَيْظَةُ وَالنَّضِيرُ فَجَعَلَ بَعْدَ ذَلِكَ يَرُدُّ عَلَيْهِ مَا كَانَ أَعْطَاهُ ‏.‏ قَالَ أَنَسٌ وَإِنَّ أَهْلِي أَمَرُونِي أَنْ آتِيَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَأَسْأَلَهُ مَا كَانَ أَهْلُهُ أَعْطَوْهُ أَوْ بَعْضَهُ وَكَانَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ أَعْطَاهُ أُمَّ أَيْمَنَ فَأَتَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَأَعْطَانِيهِنَّ فَجَاءَتْ أُمُّ أَيْمَنَ فَجَعَلَتِ الثَّوْبَ فِي عُنُقِي وَقَالَتْ وَاللَّهِ لاَ نُعْطِيكَاهُنَّ وَقَدْ أَعْطَانِيهِنَّ ‏.‏ فَقَالَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ يَا أُمَّ أَيْمَنَ اتْرُكِيهِ وَلَكِ كَذَا وَكَذَا ‏"‏ ‏.‏ وَتَقُولُ كَلاَّ وَالَّذِي لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ ‏.‏ فَجَعَلَ يَقُولُ كَذَا حَتَّى أَعْطَاهَا عَشْرَةَ أَمْثَالِهِ أَوْ قَرِيبًا مِنْ عَشْرَةِ أَمْثَالِهِ ‏.‏

Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe, Hâmid b. Ömer el-Bekrâvî ve Muhammed b. Abdül'a'lâ el-Kaysî anlattı. Hepsi Mu'temir'den. Lafız Ebu Bekr b. Ebî Şeybe'ye aittir. Bize Mu'temir b. Süleyman et-Teymî anlattı; babasından; Enes'ten [naklen]: Bir adam arazisinden bazı hurma ağaçlarını Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'e tahsis ediyordu. Nihayet Kurayza ve Nadîr toprakları O'na fethedilince, [Nebi] o adamın kendisine vermiş olduğu ağaçları geri iade etmeye başladı. Enes dedi ki: Ailem bana Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e gitmemi ve ailemin O'na vermiş olduğu ağaçları veya bir kısmını geri istememi emretti. Halbuki Allah'ın Nebisi sallallâhu aleyhi ve sellem onları Ümmü Eymen'e vermişti. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'e geldim, O da onları bana verdi. Bunun üzerine Ümmü Eymen geldi, elbiseyi boynuma doladı ve: “Vallahi onları size vermeyiz; O onları bana verdi!” dedi. Allah'ın Nebisi sallallâhu aleyhi ve sellem: “Ey Ümmü Eymen! Onu bırak; senin için şu kadar şu kadar ağaç olsun” buyurdu. [Ümmü Eymen]: “Hayır, Kendisinden başka ilah olmayana yemin olsun ki olmaz!” diyordu. [Resulullah] ona vereceklerini söylemeye devam etti; nihayet on mislini veya on misline yakınını verinceye kadar [ikna etti].