1783_3. Hadis
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحَنْظَلِيُّ، وَأَحْمَدُ بْنُ جَنَابٍ الْمِصِّيصِيُّ، جَمِيعًا عَنْ عِيسَى بْنِ يُونُسَ، - وَاللَّفْظُ لإِسْحَاقَ - أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، أَخْبَرَنَا زَكَرِيَّاءُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الْبَرَاءِ، قَالَ لَمَّا أُحْصِرَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عِنْدَ الْبَيْتِ صَالَحَهُ أَهْلُ مَكَّةَ عَلَى أَنْ يَدْخُلَهَا فَيُقِيمَ بِهَا ثَلاَثًا وَلاَ يَدْخُلَهَا إِلاَّ بِجُلُبَّانِ السِّلاَحِ السَّيْفِ وَقِرَابِهِ . وَلاَ يَخْرُجَ بِأَحَدٍ مَعَهُ مِنْ أَهْلِهَا وَلاَ يَمْنَعَ أَحَدًا يَمْكُثُ بِهَا مِمَّنْ كَانَ مَعَهُ . قَالَ لِعَلِيٍّ " اكْتُبِ الشَّرْطَ بَيْنَنَا بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ هَذَا مَا قَاضَى عَلَيْهِ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ " . فَقَالَ لَهُ الْمُشْرِكُونَ لَوْ نَعْلَمُ أَنَّكَ رَسُولُ اللَّهِ تَابَعْنَاكَ وَلَكِنِ اكْتُبْ مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ . فَأَمَرَ عَلِيًّا أَنْ يَمْحَاهَا فَقَالَ عَلِيٌّ لاَ وَاللَّهِ لاَ أَمْحَاهَا . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَرِنِي مَكَانَهَا " . فَأَرَاهُ مَكَانَهَا فَمَحَاهَا وَكَتَبَ " ابْنُ عَبْدِ اللَّهِ " . فَأَقَامَ بِهَا ثَلاَثَةَ أَيَّامٍ فَلَمَّا أَنْ كَانَ يَوْمُ الثَّالِثِ قَالُوا لِعَلِيٍّ هَذَا آخِرُ يَوْمٍ مِنْ شَرْطِ صَاحِبِكَ فَأْمُرْهُ فَلْيَخْرُجْ . فَأَخْبَرَهُ بِذَلِكَ فَقَالَ " نَعَمْ " . فَخَرَجَ . وَقَالَ ابْنُ جَنَابٍ فِي رِوَايَتِهِ مَكَانَ تَابَعْنَاكَ بَايَعْنَاكَ .
Bize İshâk b. İbrâhîm el-Hanzalî ve Ahmed b. Cenâb el-Mıssîsî anlattı. Her ikisi de Îsâ b. Yûnus'tan. Lafız İshâk'ındır. Bize Îsâ b. Yûnus haber verdi; bize Zekeriyyâ haber verdi; Ebu İshâk'tan; Berâ'dan [naklen]; dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem Kabe'nin yanında umreden menedildiği zaman, Mekke halkı O'nunla şu şartlar üzerine anlaştı: Müslümanlar Mekke'ye girecekler ve orada üç gün kalacaklar. Mekke'ye ancak cülübbânü's-silâh; yani kılıç ve kını ile girecekler. Mekke halkından hiç kimseyi yanlarında götürmek üzere çıkarmayacaklar ve beraberindekilerden Mekke'de kalmak isteyen hiç kimseye de engel olmayacaklar. [Nebi] Ali'ye: “Aramızdaki şartı yaz: Bismillâhirrahmânirrahîm. Bu, Allah'ın Resulü Muhammed'in üzerinde anlaştığı metindir” dedi. Müşrikler O'na: “Eğer senin Allah'ın Resulü olduğunu bilseydik sana tabi olurduk. Lakin ‘Muhammed b. Abdullah’ diye yaz” dediler. Bunun üzerine Ali'ye onu silmesini emretti. Ali: “Hayır, vallahi onu silecek değilim” dedi. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Onun yerini bana göster” buyurdu. [Ali] yerini gösterdi, [Resulullah] da onu sildi ve: “İbn Abdullah” diye yazdı. Orada üç gün kaldı. Üçüncü gün olunca, Mekkeliler Ali'ye: “Arkadaşının şartına göre bu son gündür; ona emret de artık çıksın” dediler. Ali durumu O'na haber verince: “Peki” buyurdu ve çıktı. İbn Cenâb rivayetinde “sana tabi olurduk” yerine “sana bey'at ederdik” ifadesini kullandı.