1799. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى الْقَيْسِيُّ، حَدَّثَنَا الْمُعْتَمِرُ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ قِيلَ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم لَوْ أَتَيْتَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ أُبَىٍّ قَالَ فَانْطَلَقَ إِلَيْهِ وَرَكِبَ حِمَارًا وَانْطَلَقَ الْمُسْلِمُونَ وَهِيَ أَرْضٌ سَبِخَةٌ فَلَمَّا أَتَاهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم قَالَ إِلَيْكَ عَنِّي فَوَاللَّهِ لَقَدْ آذَانِي نَتْنُ حِمَارِكَ . قَالَ فَقَالَ رَجُلٌ مِنَ الأَنْصَارِ وَاللَّهِ لَحِمَارُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَطْيَبُ رِيحًا مِنْكَ - قَالَ - فَغَضِبَ لِعَبْدِ اللَّهِ رَجُلٌ مِنْ قَوْمِهِ - قَالَ - فَغَضِبَ لِكُلِّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا أَصْحَابُهُ - قَالَ - فَكَانَ بَيْنَهُمْ ضَرْبٌ بِالْجَرِيدِ وَبِالأَيْدِي وَبِالنِّعَالِ - قَالَ - فَبَلَغَنَا أَنَّهَا نَزَلَتْ فِيهِمْ { وَإِنْ طَائِفَتَانِ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ اقْتَتَلُوا فَأَصْلِحُوا بَيْنَهُمَا} .
Bize Muhammed b. Abdül'a'lâ el-Kaysî anlattı; bize Mu'temir anlattı; babasından; Enes b. Mâlik'ten [naklen]; dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'e: “Abdullah b. Übey'e bir gitsen?” denildi. [Nebi] bir eşeğe binerek ona doğru yola çıktı, Müslümanlar da yaya olarak gittiler. Gidilen yer çorak bir araziydi. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem onun yanına gelince, [Abdullah b. Übey]: “Benden uzak dur! Vallahi eşeğinin kokusu beni rahatsız etti” dedi. Bunun üzerine Ansâr'dan bir adam: “Vallahi Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in eşeği senden daha güzel kokuludur!” dedi. Abdullah b. Übey'in kavminden bir adam onun için öfkelendi. Derken her iki tarafın arkadaşları da diğerine öfkelendi. Aralarında hurma dalları, eller ve pabuçlarla kavga çıktı. [Enes] dedi ki: Bize ulaştığına göre şu ayet onlar hakkında nazil oldu: { وَإِنْ طَائِفَتَانِ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ اقْتَتَلُوا فَأَصْلِحُوا بَيْنَهُمَا } “Eğer müminlerden iki grup birbiriyle savaşırlarsa, aralarını düzeltin.”