1831_1. Hadis
وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ أَبِي حَيَّانَ، عَنْ أَبِي، زُرْعَةَ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَامَ فِينَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ذَاتَ يَوْمٍ فَذَكَرَ الْغُلُولَ فَعَظَّمَهُ وَعَظَّمَ أَمْرَهُ ثُمَّ قَالَ " لاَ أُلْفِيَنَّ أَحَدَكُمْ يَجِيءُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عَلَى رَقَبَتِهِ بَعِيرٌ لَهُ رُغَاءٌ يَقُولُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَغِثْنِي . فَأَقُولُ لاَ أَمْلِكُ لَكَ شَيْئًا قَدْ أَبْلَغْتُكَ . لاَ أُلْفِيَنَّ أَحَدَكُمْ يَجِيءُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عَلَى رَقَبَتِهِ فَرَسٌ لَهُ حَمْحَمَةٌ فَيَقُولُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَغِثْنِي . فَأَقُولُ لاَ أَمْلِكُ لَكَ شَيْئًا قَدْ أَبْلَغْتُكَ . لاَ أُلْفِيَنَّ أَحَدَكُمْ يَجِيءُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عَلَى رَقَبَتِهِ شَاةٌ لَهَا ثُغَاءٌ يَقُولُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَغِثْنِي . فَأَقُولُ لاَ أَمْلِكُ لَكَ شَيْئًا قَدْ أَبْلَغْتُكَ . لاَ أُلْفِيَنَّ أَحَدَكُمْ يَجِيءُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عَلَى رَقَبَتِهِ نَفْسٌ لَهَا صِيَاحٌ فَيَقُولُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَغِثْنِي . فَأَقُولُ لاَ أَمْلِكُ لَكَ شَيْئًا قَدْ أَبْلَغْتُكَ . لاَ أُلْفِيَنَّ أَحَدَكُمْ يَجِيءُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عَلَى رَقَبَتِهِ رِقَاعٌ تَخْفِقُ فَيَقُولُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَغِثْنِي . فَأَقُولُ لاَ أَمْلِكُ لَكَ شَيْئًا قَدْ أَبْلَغْتُكَ . لاَ أُلْفِيَنَّ أَحَدَكُمْ يَجِيءُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عَلَى رَقَبَتِهِ صَامِتٌ فَيَقُولُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَغِثْنِي فَأَقُولُ لاَ أَمْلِكُ لَكَ شَيْئًا قَدْ أَبْلَغْتُكَ " .
Ve bana Züheyr b. Harb anlattı; bize İsmâîl b. İbrâhîm anlattı; Ebu Hayyân'dan; Ebu Zür'a'dan; Ebu Hureyre'den; dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem bir gün içimizde ayağa kalktı; gulûlü zikretti, onun günahını ve bu işin vebalini büyüterek anlattı. Sonra şöyle buyurdu: “Sakın sizden birinizi kıyamet gününde boynunda böğüren bir deve ile gelmiş bir halde bulmayayım! O kişi: ‘Ey Allah'ın Resulü! Bana yardım et!’ der. Ben de: ‘Senin için hiçbir şeye gücüm yetmez; ben sana tebliğ etmiştim’ derim. Sakın sizden birinizi kıyamet gününde boynunda kişneyen bir at ile gelmiş bir halde bulmayayım! O kişi: ‘Ey Allah'ın Resulü! Bana yardım et!’ der. Ben de: ‘Senin için hiçbir şeye gücüm yetmez; ben sana tebliğ etmiştim’ derim. Sakın sizden birinizi kıyamet gününde boynunda meleyen bir koyun ile gelmiş bir halde bulmayayım! O kişi: ‘Ey Allah'ın Resulü! Bana yardım et!’ der. Ben de: ‘Senin için hiçbir şeye gücüm yetmez; ben sana tebliğ etmiştim’ derim. Sakın sizden birinizi kıyamet gününde boynunda feryat eden bir insan ile gelmiş bir halde bulmayayım! O kişi: ‘Ey Allah'ın Resulü! Bana yardım et!’ der. Ben de: ‘Senin için hiçbir şeye gücüm yetmez; ben sana tebliğ etmiştim’ derim. Sakın sizden birinizi kıyamet gününde boynunda hışırdayan kumaşlar ile gelmiş bir halde bulmayayım! O kişi: ‘Ey Allah'ın Resulü! Bana yardım et!’ der. Ben de: ‘Senin için hiçbir şeye gücüm yetmez; ben sana tebliğ etmiştim’ derim. Sakın sizden birinizi kıyamet gününde boynunda suskun mallar [altın-gümüş] ile gelmiş bir halde bulmayayım! O kişi: ‘Ey Allah'ın Resulü! Bana yardım et!’ der. Ben de: ‘Senin için hiçbir şeye gücüm yetmez; ben sana tebliğ etmiştim’ derim.”