1832_3. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي حُمَيْدٍ السَّاعِدِيِّ، قَالَ اسْتَعْمَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَجُلاً مِنَ الأَزْدِ عَلَى صَدَقَاتِ بَنِي سُلَيْمٍ يُدْعَى ابْنَ الأُتْبِيَّةِ فَلَمَّا جَاءَ حَاسَبَهُ قَالَ هَذَا مَالُكُمْ وَهَذَا هَدِيَّةٌ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " فَهَلاَّ جَلَسْتَ فِي بَيْتِ أَبِيكَ وَأُمِّكَ حَتَّى تَأْتِيَكَ هَدِيَّتُكَ إِنْ كُنْتَ صَادِقًا " . ثُمَّ خَطَبَنَا فَحَمِدَ اللَّهَ وَأَثْنَى عَلَيْهِ ثُمَّ قَالَ " أَمَّا بَعْدُ فَإِنِّي أَسْتَعْمِلُ الرَّجُلَ مِنْكُمْ عَلَى الْعَمَلِ مِمَّا وَلاَّنِي اللَّهُ فَيَأْتِي فَيَقُولُ هَذَا مَالُكُمْ وَهَذَا هَدِيَّةٌ أُهْدِيَتْ لِي . أَفَلاَ جَلَسَ فِي بَيْتِ أَبِيهِ وَأُمِّهِ حَتَّى تَأْتِيَهُ هَدِيَّتُهُ إِنْ كَانَ صَادِقًا وَاللَّهِ لاَ يَأْخُذُ أَحَدٌ مِنْكُمْ مِنْهَا شَيْئًا بِغَيْرِ حَقِّهِ إِلاَّ لَقِيَ اللَّهَ تَعَالَى يَحْمِلُهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فَلأَعْرِفَنَّ أَحَدًا مِنْكُمْ لَقِيَ اللَّهَ يَحْمِلُ بَعِيرًا لَهُ رُغَاءٌ أَوْ بَقَرَةً لَهَا خُوَارٌ أَوْ شَاةً تَيْعِرُ " . ثُمَّ رَفَعَ يَدَيْهِ حَتَّى رُئِيَ بَيَاضُ إِبْطَيْهِ ثُمَّ قَالَ " اللَّهُمَّ هَلْ بَلَّغْتُ " . بَصُرَ عَيْنِي وَسَمِعَ أُذُنِي .
Bize Ebu Küreyb Muhammed b. el-Alâ anlattı; bize Ebu Üsâme anlattı; bize Hişâm anlattı; babasından; Ebu Humeyd es-Sâidî'den [naklen]; dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, Ezd kabilesinden, kendisine İbnü'l-Ütbiyye denilen bir adamı Benî Süleym'in zekatlarını toplamak üzere memur tayin etti. Adam görevden gelince Resulullah onun hesabını gördü. Adam: “Bu sizin malınız, bu da bana verilen hediyedir” dedi. Bunun üzerine Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Eğer doğru söylüyorsan, babanın ve ananın evinde otursaydın da hediyen sana gelseydi ya!” buyurdu. Sonra bize hutbe okudu; Allah'a hamd ve senâda bulunduktan sonra şöyle buyurdu: “Bundan sonra; şüphesiz ben, Allah'ın benim üzerime verdiği görevlerden birinin başına sizden bir adamı memur tayin ediyorum. O ise gelip: ‘Bu sizin malınız, bu da bana verilmiş bir hediyedir’ diyor. Eğer doğru söylüyorsa, babasının ve anasının evinde otursaydı da hediyesi ona gelseydi ya! Vallahi, sizden kim o mallardan haksız yere bir şey alırsa, kıyamet gününde onu boynunda taşıyarak Allah Teâlâ'ya kavuşacaktır. Sakın sizden birinizi kıyamet gününde; boynunda böğüren bir deve, möyleyen bir sığır veya meleyen bir koyun taşıyarak Allah'a kavuşurken görmeyeyim!” Sonra ellerini, koltuk altlarının beyazlığı görünecek kadar kaldırdı ve: “Allah'ım! Tebliğ ettim mi?” buyurdu. Ebu Humeyd dedi ki: Bunu gözüm gördü, kulağım işitti.