Amirlik (Yöneticilik) Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1887. Hadis

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ كِلاَهُمَا عَنْ أَبِي مُعَاوِيَةَ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا جَرِيرٌ، وَعِيسَى بْنُ يُونُسَ، جَمِيعًا عَنِ الأَعْمَشِ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا أَسْبَاطٌ، وَأَبُو مُعَاوِيَةَ قَالاَ حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُرَّةَ، عَنْ مَسْرُوقٍ، قَالَ سَأَلْنَا عَبْدَ اللَّهِ عَنْ هَذِهِ الآيَةِ، ‏{‏ وَلاَ تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ قُتِلُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ أَمْوَاتًا بَلْ أَحْيَاءٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَ‏}‏ قَالَ أَمَا إِنَّا قَدْ سَأَلْنَا عَنْ ذَلِكَ فَقَالَ ‏"‏ أَرْوَاحُهُمْ فِي جَوْفِ طَيْرٍ خُضْرٍ لَهَا قَنَادِيلُ مُعَلَّقَةٌ بِالْعَرْشِ تَسْرَحُ مِنَ الْجَنَّةِ حَيْثُ شَاءَتْ ثُمَّ تَأْوِي إِلَى تِلْكَ الْقَنَادِيلِ فَاطَّلَعَ إِلَيْهِمْ رَبُّهُمُ اطِّلاَعَةً فَقَالَ هَلْ تَشْتَهُونَ شَيْئًا قَالُوا أَىَّ شَىْءٍ نَشْتَهِي وَنَحْنُ نَسْرَحُ مِنَ الْجَنَّةِ حَيْثُ شِئْنَا فَفَعَلَ ذَلِكَ بِهِمْ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ فَلَمَّا رَأَوْا أَنَّهُمْ لَنْ يُتْرَكُوا مِنْ أَنْ يُسْأَلُوا قَالُوا يَا رَبِّ نُرِيدُ أَنْ تَرُدَّ أَرْوَاحَنَا فِي أَجْسَادِنَا حَتَّى نُقْتَلَ فِي سَبِيلِكَ مَرَّةً أُخْرَى ‏.‏ فَلَمَّا رَأَى أَنْ لَيْسَ لَهُمْ حَاجَةٌ تُرِكُوا ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahyâ b. Yahyâ, Ebu Bekr b. Ebî Şeybe, İshâk b. İbrâhîm ve Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr anlattı -lafız İbn Nümeyr'indir-. Mesrûk'tan naklen; dedi ki: Abdullah'a [İbn Mes'ûd] şu ayet hakkında sorduk: { وَلاَ تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ قُتِلُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ أَمْوَاتًا بَلْ أَحْيَاءٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَ } “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma; aksine onlar diridirler, Rableri katında rızıklandırılmaktadırlar.” Abdullah şöyle dedi: “Bakın, biz bunu vaktiyle Resulullah'a sormuştuk da şöyle buyurmuştu: ‘Onların ruhları yeşil kuşların karınlarındadır. Onlar için Arş'a asılmış kandiller vardır. Cennette diledikleri yerlerde dolaşırlar, sonra o kandillere geri dönerler. Rableri onlara bir kez yönelip: «Bir şey arzu eder misiniz?» buyurur. Onlar: «Daha ne isteyelim; cennette dilediğimiz gibi dolaşıyoruz ya!» derler. Rableri onlara bunu üç kez tekrarlar. Kendilerine soru sorulmadan bırakılmayacaklarını görünce: «Ey Rabbimiz! Ruhlarımızı bedenlerimize geri döndürmeni ve Senin yolunda bir kez daha öldürülmeyi istiyoruz» derler. Rableri onların başka bir ihtiyaçları olmadığını görünce, kendi hallerine bırakılırlar.’”