1915_1. Hadis
وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ سُهَيْلٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَا تَعُدُّونَ الشَّهِيدَ فِيكُمْ " . قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ مَنْ قُتِلَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَهُوَ شَهِيدٌ قَالَ " إِنَّ شُهَدَاءَ أُمَّتِي إِذًا لَقَلِيلٌ " . قَالُوا فَمَنْ هُمْ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ " مَنْ قُتِلَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَهُوَ شَهِيدٌ وَمَنْ مَاتَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَهُوَ شَهِيدٌ وَمَنْ مَاتَ فِي الطَّاعُونِ فَهُوَ شَهِيدٌ وَمَنْ مَاتَ فِي الْبَطْنِ فَهُوَ شَهِيدٌ " . قَالَ ابْنُ مِقْسَمٍ أَشْهَدُ عَلَى أَبِيكَ فِي هَذَا الْحَدِيثِ أَنَّهُ قَالَ " وَالْغَرِيقُ شَهِيدٌ " .
Bize Züheyr b. Harb anlattı; bize Cerîr, Süheyl’den; o babasından; o da Ebû Hüreyre’den [naklederek] bildirdi; [Ebû Hüreyre] şöyle dedi: Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem]: “Aranızda kimi şehit sayıyorsunuz?” diye sordu. Sahabeler: ‘Ey Allah’ın Resulü! Kim Allah yolunda öldürülürse o şehittir’ dediler. [Efendimiz]: “Öyleyse şüphesiz ümmetimin şehitleri çok az olurdu” buyurdu. Onlar: ‘Peki, onlar kimlerdir ey Allah’ın Resulü?’ diye sordular. [Efendimiz] şöyle buyurdu: “Kim Allah yolunda öldürülürse o şehittir; kim Allah yolunda [seferdeyken] ölürse o şehittir; kim vebadan ölürse o şehittir ve kim karın ağrısından (iç hastalıktan) ölürse o şehittir.” İbn Miksem [şöyle] dedi: ‘Babanın [Süheyl b. Ebî Sâlih’in] bu hadiste: ‘Boğulan da şehittir’ dediğine şahitlik ederim.’