677_11. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا عَفَّانُ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، أَخْبَرَنَا ثَابِتٌ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ جَاءَ نَاسٌ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالُوا أَنِ ابْعَثْ مَعَنَا رِجَالاً يُعَلِّمُونَا الْقُرْآنَ وَالسُّنَّةَ . فَبَعَثَ إِلَيْهِمْ سَبْعِينَ رَجُلاً مِنَ الأَنْصَارِ يُقَالُ لَهُمُ الْقُرَّاءُ فِيهِمْ خَالِي حَرَامٌ يَقْرَءُونَ الْقُرْآنَ وَيَتَدَارَسُونَ بِاللَّيْلِ يَتَعَلَّمُونَ وَكَانُوا بِالنَّهَارِ يَجِيئُونَ بِالْمَاءِ فَيَضَعُونَهُ فِي الْمَسْجِدِ وَيَحْتَطِبُونَ فَيَبِيعُونَهُ وَيَشْتَرُونَ بِهِ الطَّعَامَ لأَهْلِ الصُّفَّةِ وَلِلْفُقَرَاءِ فَبَعَثَهُمُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِلَيْهِمْ فَعَرَضُوا لَهُمْ فَقَتَلُوهُمْ قَبْلَ أَنْ يَبْلُغُوا الْمَكَانَ . فَقَالُوا اللَّهُمَّ بَلِّغْ عَنَّا نَبِيَّنَا أَنَّا قَدْ لَقِينَاكَ فَرَضِينَا عَنْكَ وَرَضِيتَ عَنَّا - قَالَ - وَأَتَى رَجُلٌ حَرَامًا خَالَ أَنَسٍ مِنْ خَلْفِهِ فَطَعَنَهُ بِرُمْحٍ حَتَّى أَنْفَذَهُ . فَقَالَ حَرَامٌ فُزْتُ وَرَبِّ الْكَعْبَةِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لأَصْحَابِهِ " إِنَّ إِخْوَانَكُمْ قَدْ قُتِلُوا وَإِنَّهُمْ قَالُوا اللَّهُمَّ بَلِّغْ عَنَّا نَبِيَّنَا أَنَّا قَدْ لَقِينَاكَ فَرَضِينَا عَنْكَ وَرَضِيتَ عَنَّا " .
Bize Muhammed b. Hâtim anlattı; bize Affân anlattı; bize Hammâd anlattı; bize Sâbit, Enes b. Mâlik’ten [naklederek] haber verdi; [Enes] dedi ki: Bazı kimseler Peygamber [sallallâhu aleyhi ve sellem]’e gelerek: ‘Bize Kur’an’ı ve Sünnet’i öğretecek adamlar gönder’ dediler. Bunun üzerine [Efendimiz], kendilerine ‘Kurrâ’ (okuyucular/âlimler) denilen yetmiş kişilik bir Ensâr grubunu onlara gönderdi. İçlerinde dayım Harâm da vardı. Bunlar geceleri Kur’an okur ve ders yapıp öğrenirler; gündüzleri ise su getirip mescide koyarlar, odun toplayıp onu satarlar ve bedeliyle de Suffe ehline ve fakirlere yiyecek alırlardı. Peygamber [sallallâhu aleyhi ve sellem] onları onlara (davetçilere) gönderdi; fakat onlar [yol üzerindekiler] kendilerine pusu kurup [gidecekleri] yere varmadan onları öldürdüler. [Şehit edilirken] şöyle dediler: ‘Allahım! Peygamberimize bizden haber ulaştır; şüphesiz biz Sana kavuştuk; biz Senden razı olduk, Sen de bizden razı oldun.’ —[Enes] dedi ki—: Bir adam, Enes’in dayısı Harâm’ın arkasından yaklaşıp ona bir mızrak sapladı ve mızrağı öbür tarafından çıkardı. Bunun üzerine Harâm: ‘Kâbe’nin Rabbine yemin olsun ki kazandım!’ dedi. Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem] de ashabına [şöyle] buyurdu: “Şüphesiz kardeşleriniz öldürülmüşlerdir. Onlar: ‘Allahım! Peygamberimize bizden haber ulaştır; şüphesiz biz Sana kavuştuk; biz Senden razı olduk, Sen de bizden razı oldun’ dediler.”