1950. Hadis
وَحَدَّثَنِي سَلَمَةُ بْنُ شَبِيبٍ، حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ أَعْيَنَ، حَدَّثَنَا مَعْقِلٌ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، قَالَ سَأَلْتُ جَابِرًا عَنِ الضَّبِّ، فَقَالَ لاَ تَطْعَمُوهُ . وَقَذِرَهُ وَقَالَ قَالَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ إِنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم لَمْ يُحَرِّمْهُ . إِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ يَنْفَعُ بِهِ غَيْرَ وَاحِدٍ فَإِنَّمَا طَعَامُ عَامَّةِ الرِّعَاءِ مِنْهُ وَلَوْ كَانَ عِنْدِي طَعِمْتُهُ .
Bana Seleme b. Şebîb de anlattı; bize el-Hasan b. A’yen anlattı; bize Ma’kil anlattı; Ebü’z-Zübeyr’den; dedi ki: Câbir’e Dab (keler) hakkında sordum da: ‘Onu yemeyin!’ dedi. Ve ondan tiksindiğini belli etti (onu kerih gördü). Sonra [şöyle] dedi: Ömer b. el-Hattâb: ‘Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem onu haram kılmamıştır. Aziz ve Celil olan Allah onunla pek çok kişiye fayda sağlar. Şüphesiz çobanların çoğunun yiyeceği ondandır. Eğer yanımda olsaydı ben onu yerdim.’ buyurdu.”