1964. Hadis
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَكْرٍ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ صَلَّى بِنَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ النَّحْرِ بِالْمَدِينَةِ فَتَقَدَّمَ رِجَالٌ فَنَحَرُوا وَظَنُّوا أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَدْ نَحَرَ فَأَمَرَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مَنْ كَانَ نَحَرَ قَبْلَهُ أَنْ يُعِيدَ بِنَحْرٍ آخَرَ وَلاَ يَنْحَرُوا حَتَّى يَنْحَرَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم .
Bana Muhammed b. Hâtim anlattı; bize Muhammed b. Bekr anlattı; bize İbn Cüreyc haber verdi; bana Ebü’z-Zübeyr haber verdi; o, Câbir b. Abdullah’ı radıyallahu anh şöyle derken işitmiştir: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem, Medine’de Kurban Bayramı günü bize namaz kıldırdı. Bazı adamlar öne geçip, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’in kurban kestiğini sanarak (kendi kurbanlarını) kestiler. Bunun üzerine Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem; kendisinden önce kesenlerin başka bir kurban keserek (ibadetlerini) iade etmelerini ve Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem kesmedikçe kesmemelerini emretti.