2066_2. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو الرَّبِيعِ الْعَتَكِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ أَشْعَثَ بْنِ سُلَيْمٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ إِلاَّ قَوْلَهُ وَإِبْرَارِ الْقَسَمِ أَوِ الْمُقْسِمِ . فَإِنَّهُ لَمْ يَذْكُرْ هَذَا الْحَرْفَ فِي الْحَدِيثِ وَجَعَلَ مَكَانَهُ وَإِنْشَادِ الضَّالِّ .
[Ve] Bize Ebû'r-Rabî' el-Atekî anlattı; bize Ebû Avâne anlattı; Eş'as b. Süleym'den; bu isnadla misli ile [rivayet etti]. Ancak “yemin edenin yeminini yerine getirme” sözü hariç. Zira o, hadiste bu kısmı zikretmedi ve onun yerine “yitiği (bulmak için) duyurma” (veya sahibini bulma) sözünü koydu.