2087_2. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ يَعْنِي ابْنَ جَعْفَرٍ، ح وَحَدَّثَنَاهُ ابْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، كِلاَهُمَا عَنْ شُعْبَةَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَفِي حَدِيثِ ابْنِ جَعْفَرٍ كَانَ مَرْوَانُ يَسْتَخْلِفُ أَبَا هُرَيْرَةَ . وَفِي حَدِيثِ ابْنِ الْمُثَنَّى كَانَ أَبُو هُرَيْرَةَ يُسْتَخْلَفُ عَلَى الْمَدِينَةِ .
Bana Züheyr b. Harb de anlattı; bize İsmâil —yani İbn Uleyye— anlattı; Ayiyâş b. Abbâs’tan; [o dedi ki:] bana Ebü’l-Husayn anlattı; [o da dedi ki:] bana Ebû Hüreyre anlattı; şöyle demiştir: Bir adam, [beğendiği] bir hulla [iki parçalı elbise] içinde, [yakışıklılığından dolayı] nefsi hoşuna gider, başı taranmış (muraccil) ve yürüyüşünde kibirlenerek (yakhtâlu) yürürken, Allah onu birdenbire yere batırdı (khasafa). O, kıyamet kopuncaya kadar yerin dibinde çırpınarak (yetacelcelu) batmaya devam edecektir.