2109_2. Hadis
وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَأَبُو كُرَيْبٍ كُلُّهُمْ عَنْ أَبِي مُعَاوِيَةَ، ح وَحَدَّثَنَاهُ ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، كِلاَهُمَا عَنِ الأَعْمَشِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ . وَفِي رِوَايَةِ يَحْيَى وَأَبِي كُرَيْبٍ عَنْ أَبِي مُعَاوِيَةَ، " إِنَّ مِنْ أَشَدِّ أَهْلِ النَّارِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عَذَابًا الْمُصَوِّرُونَ " . وَحَدِيثُ سُفْيَانَ كَحَدِيثِ وَكِيعٍ .
Bize Yahyâ b. Yahyâ, Ebû Bekir b. Ebû Şeybe ve Ebû Küreyb hep birlikte Ebû Muâviye’den anlattılar. (H) Bunu bize İbn Ebû Ömer de anlattı; bize Süfyân anlattı. Her ikisi de [Ebû Muâviye ve Süfyân] el-A’meş’ten bu isnadla [naklettiler]. Yahyâ ve Ebû Küreyb’in Ebû Muâviye’den gelen rivayetinde: “Kıyamet gününde ateş ehli [ehli’n-nâr] arasından azabı en şiddetli olanlar, musavvirlerdir [resim/suret yapanlardır]” [ifadesi yer alır]. Süfyân’ın hadisi ise Vekî’in hadisi gibidir.