2133_9. Hadis
وَحَدَّثَنِي أُمَيَّةُ بْنُ بِسْطَامٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ يَعْنِي ابْنَ زُرَيْعٍ، ح وَحَدَّثَنِي عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - يَعْنِي ابْنَ عُلَيَّةَ - كِلاَهُمَا عَنْ رَوْحِ بْنِ الْقَاسِمِ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، عَنْ جَابِرٍ، . بِمِثْلِ حَدِيثِ ابْنِ عُيَيْنَةَ غَيْرَ أَنَّهُ لَمْ يَذْكُرْ وَلاَ نُنْعِمُكَ عَيْنًا .
Bana Ümeyye b. Bistâm da anlattı; bize Yezîd —yani İbn Zürey’— anlattı. (H) Bana Ali b. Hucr de anlattı; bize İsmâîl —yani İbn Uleyye— anlattı. Her ikisi de Ravh b. el-Kâsım’dan; o Muhammed b. el-Münkedir’den; o da Câbir’den [naklettiler]. [Bu rivayet] İbn Uyeyne’nin hadisi gibidir; ancak bu rivayette: “...ve bu hususta sana göz aydınlığı da vermeyiz [lâ nün’imüke aynen]” lafzını zikretmedi.