2133_8. Hadis
حَدَّثَنَا عَمْرٌو النَّاقِدُ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، جَمِيعًا عَنْ سُفْيَانَ، قَالَ عَمْرٌو حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ الْمُنْكَدِرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ وُلِدَ لِرَجُلٍ مِنَّا غُلاَمٌ فَسَمَّاهُ الْقَاسِمَ فَقُلْنَا لاَ نَكْنِيكَ أَبَا الْقَاسِمِ وَلاَ نُنْعِمُكَ عَيْنًا . فَأَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَ ذَلِكَ لَهُ فَقَالَ " أَسْمِ ابْنَكَ عَبْدَ الرَّحْمَنِ " .
Bize Amr en-Nâkid ve Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr, her ikisi de Süfyân’dan [naklen] anlattılar. Amr dedi ki: Bize Süfyân b. Uyeyne anlattı; bize İbnü’l-Münkedir anlattı; o da Câbir b. Abdullah’ı [şöyle] derken işitmiş: Bizden bir adamın bir oğlu oldu ve ona el-Kâsım adını verdi. Biz: “Seni Ebü’l-Kâsım diye künyelendirmeyiz ve bu hususta sana göz aydınlığı da vermeyiz [lâ nün’imüke aynen]” dedik. Bunun üzerine adam Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’e giderek bu durumu ona zikretti. [Nebî]: “Oğluna Abdurrahman adını ver!” buyurdu.