2153_4. Hadis
حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، حَدَّثَنَا بِشْرٌ، - يَعْنِي ابْنَ مُفَضَّلٍ - حَدَّثَنَا سَعِيدُ، بْنُ يَزِيدَ عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، أَنَّ أَبَا مُوسَى، أَتَى بَابَ عُمَرَ فَاسْتَأْذَنَ فَقَالَ عُمَرُ وَاحِدَةٌ . ثُمَّ اسْتَأْذَنَ الثَّانِيَةَ فَقَالَ عُمَرُ ثِنْتَانِ . ثُمَّ اسْتَأْذَنَ الثَّالِثَةَ فَقَالَ عُمَرُ ثَلاَثٌ . ثُمَّ انْصَرَفَ فَأَتْبَعَهُ فَرَدَّهُ فَقَالَ إِنْ كَانَ هَذَا شَيْئًا حَفِظْتَهُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَهَا وَإِلاَّ فَلأَجْعَلَنَّكَ عِظَةً . قَالَ أَبُو سَعِيدٍ فَأَتَانَا فَقَالَ أَلَمْ تَعْلَمُوا أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " الاِسْتِئْذَانُ ثَلاَثٌ " . قَالَ فَجَعَلُوا يَضْحَكُونَ - قَالَ - فَقُلْتُ أَتَاكُمْ أَخُوكُمُ الْمُسْلِمُ قَدْ أُفْزِعَ تَضْحَكُونَ انْطَلِقْ فَأَنَا شَرِيكُكَ فِي هَذِهِ الْعُقُوبَةِ . فَأَتَاهُ فَقَالَ هَذَا أَبُو سَعِيدٍ .
Bize Nasr b. Alî el-Cehdamî anlattı; bize Bişr —yani İbn Mufaddal— anlattı; bize Saîd b. Yezîd anlattı; Ebû Nadra'dan; Ebû Saîd'den; (rivayet edildiğine göre): Ebû Mûsâ, Ömer'in kapısına geldi ve izin istedi. Ömer: “Bir” dedi. Sonra ikinci defa izin istedi. Ömer: “İki” dedi. Sonra üçüncü defa izin istedi. Ömer: “Üç” dedi. Sonra [Ebû Mûsâ] ayrıldı. [Ömer] hemen arkasından birini gönderip onu geri çevirdi ve: “Eğer bu, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den ezberlediğin bir şey ise [delilini getir], aksi halde seni [başkalarına] ibret yaparım!” dedi. Ebû Saîd şöyle dedi: Bunun üzerine [Ebû Mûsâ] yanımıza geldi ve: “Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in: «İzin isteme üç defadır» buyurduğunu bilmiyor musunuz?” dedi. [Ebû Saîd] dedi ki: [Oradakiler] gülmeye başladılar. Ben de: “Müslüman kardeşiniz korkutulmuş bir halde yanınıza gelmiş, siz ise gülüyorsunuz! [Ebû Mûsâ'ya hitaben]: Yürü, bu cezaya ben de seninle ortağım” dedim. Hemen ona [Ömer'e] geldi ve: “İşte bu Ebû Saîd'dir [şahidimdir]” dedi.