2180. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ، بْنُ إِبْرَاهِيمَ أَخْبَرَنَا جَرِيرٌ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، كُلُّهُمْ عَنْ هِشَامٍ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، أَيْضًا - وَاللَّفْظُ هَذَا - حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ زَيْنَبَ، بِنْتِ أُمِّ سَلَمَةَ عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، أَنَّ مُخَنَّثًا، كَانَ عِنْدَهَا وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي الْبَيْتِ فَقَالَ لأَخِي أُمِّ سَلَمَةَ يَا عَبْدَ اللَّهِ بْنَ أَبِي أُمَيَّةَ إِنْ فَتَحَ اللَّهُ عَلَيْكُمُ الطَّائِفَ غَدًا فَإِنِّي أَدُلُّكَ عَلَى بِنْتِ غَيْلاَنَ فَإِنَّهَا تُقْبِلُ بِأَرْبَعٍ وَتُدْبِرُ بِثَمَانٍ . قَالَ فَسَمِعَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " لاَ يَدْخُلْ هَؤُلاَءِ عَلَيْكُمْ " .
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ve Ebû Küreyb anlattı; dediler ki: Bize Vekî' anlattı. (H) Ve bize İshâk b. İbrâhîm anlattı; bize Cerîr haber verdi. (H) Ve bize Ebû Küreyb anlattı; bize Ebû Muâviye anlattı. Hepsi Hişâm'dan. (H) Ve bize yine Ebû Küreyb anlattı —lafız bunundur—; bize İbn Nümeyr anlattı; bize Hişâm, babasından; Zeyneb bt. Ümmü Seleme'den; Ümmü Seleme'den [naklen] anlattı; (rivayet edildiğine göre): Bir muhannis [kadınsı davranışlar sergileyen erkek], Ümmü Seleme'nin yanındaydı ve Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem de evdeydi. [Muhannis], Ümmü Seleme'nin kardeşi Abdullah b. Ebî Ümeyye'ye: “Ey Abdullah b. Ebî Ümeyye! Eğer yarın Allah size Tâif'i fethetmeyi nasip ederse, sana Gıylân'ın kızını göstereyim; zira o gelirken dört [karın kıvrımıyla] gelir, giderken ise sekiz kıvrımla gider” dedi. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem bunu işitti ve: “Bunlar sizin yanınıza girmesin!” buyurdu.