2200. Hadis
حَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي مُعَاوِيَةُ بْنُ صَالِحٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، بْنِ جُبَيْرٍ عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَوْفِ بْنِ مَالِكٍ الأَشْجَعِيِّ، قَالَ كُنَّا نَرْقِي فِي الْجَاهِلِيَّةِ فَقُلْنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ تَرَى فِي ذَلِكَ فَقَالَ " اعْرِضُوا عَلَىَّ رُقَاكُمْ لاَ بَأْسَ بِالرُّقَى مَا لَمْ يَكُنْ فِيهِ شِرْكٌ " .
Bana Ebü’t-Tâhir de anlattı; bize İbn Vehb haber verdi; bana Muâviye b. Sâlih, Abdurrahman b. Cübeyr’den; o babasından; o da Avf b. Mâlik el-Eşcaî’den [naklettiğine göre]; şöyle demiştir: Biz Cahiliye döneminde rukye yapardık. “Yâ Resûlallah! Bu konuda ne buyurursun?” dedik. [Resûlullah]: “Rukyelerinizi bana arz edin. İçerisinde şirk bulunmadığı müddetçe rukye yapmada bir beis yoktur” buyurdu.