2216. Hadis
وَحَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ شُعَيْبِ بْنِ اللَّيْثِ بْنِ سَعْدٍ، حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ جَدِّي، حَدَّثَنِي عُقَيْلُ بْنُ خَالِدٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهَا كَانَتْ إِذَا مَاتَ الْمَيِّتُ مِنْ أَهْلِهَا فَاجْتَمَعَ لِذَلِكَ النِّسَاءُ ثُمَّ تَفَرَّقْنَ إِلاَّ أَهْلَهَا وَخَاصَّتَهَا - أَمَرَتْ بِبُرْمَةٍ مِنْ تَلْبِينَةٍ فَطُبِخَتْ ثُمَّ صُنِعَ ثَرِيدٌ فَصُبَّتِ التَّلْبِينَةُ عَلَيْهَا ثُمَّ قَالَتْ كُلْنَ مِنْهَا فَإِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " التَّلْبِينَةُ مَجَمَّةٌ لِفُؤَادِ الْمَرِيضِ تُذْهِبُ بَعْضَ الْحُزْنِ " .
Bize Abdülmelik b. Şu’beyb b. el-Leys b. Sa’d anlattı; bana babam, dedemden anlattı; bana Ukayl b. Hâlid, İbn Şihâb’dan anlattı; o Urve’den; o da Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’in zevcesi Âişe’den [naklettiğine göre]; [Âişe’nin] ailesinden biri öldüğünde, kadınlar bunun için toplandıktan sonra ailesi ve has yakınları hariç diğerleri dağıldığında; [Âişe] bir çömlek telbîne (arpa ve baldan yapılan çorba) [pişirilmesini] emrederdi. [Telbîne] pişirilir, sonra bir serîd (et suyuna batırılmış ekmek yemeği) yapılır ve telbîne onun üzerine dökülürdü. Sonra [Âişe]: “Bundan yiyin; zira ben Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’i: ‘Telbîne, hastanın kalbini rahatlatır/dinlendirir [mecemmetün] ve hüznün bir kısmını giderir’ buyururken işittim” derdi.