2229_2. Hadis
وَحَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَمْرٍو الأَوْزَاعِيُّ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو الطَّاهِرِ، وَحَرْمَلَةُ، قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، ح وَحَدَّثَنِي سَلَمَةُ بْنُ، شَبِيبٍ حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ أَعْيَنَ، حَدَّثَنَا مَعْقِلٌ، - يَعْنِي ابْنَ عُبَيْدِ اللَّهِ - كُلُّهُمْ عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ غَيْرَ أَنَّ يُونُسَ، قَالَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ أَخْبَرَنِي رِجَالٌ مِنْ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ مِنَ الأَنْصَارِ وَفِي حَدِيثِ الأَوْزَاعِيِّ " وَلَكِنْ يَقْرِفُونَ فِيهِ وَيَزِيدُونَ " . وَفِي حَدِيثِ يُونُسَ " وَلَكِنَّهُمْ يَرْقَوْنَ فِيهِ وَيَزِيدُونَ " . وَزَادَ فِي حَدِيثِ يُونُسَ وَقَالَ اللَّهُ " حَتَّى إِذَا فُزِّعَ عَنْ قُلُوبِهِمْ قَالُوا مَاذَا قَالَ رَبُّكُمْ قَالُوا الْحَقَّ " . وَفِي حَدِيثِ مَعْقِلٍ كَمَا قَالَ الأَوْزَاعِيُّ " وَلَكِنَّهُمْ يَقْرِفُونَ فِيهِ وَيَزِيدُونَ " .
Bize Züheyr b. Harb anlattı; bize el-Velîd b. Müslim anlattı; bize Ebû Amr el-Evzâî anlattı. (H) Bize Ebü’t-Tâhir ve Harmele de anlattılar; dediler ki: Bize İbn Vehb haber verdi; bana Yûnus haber verdi. (H) Bana Seleme b. Şebîb de anlattı; bize el-Hasan b. A’yen anlattı; bize Ma’kil —ki İbn Ubeydullah’tır— anlattı. Bunların hepsi ez-Zührî’den bu isnad ile [2229_1] naklettiler. Ancak Yûnus: “Abdullah b. Abbâs’tan; [onun işittiğine göre]; Resûlullah’ın Ensar’dan olan ashabından bazı adamlar bana haber verdiler” demiştir. el-Evzâî’nin hadisinde: “Fakat onlar buna eklemeler yapar [yükrifûne] ve ona [yalan] katarlar” ifadesi geçerken; Yûnus’un hadisinde: “Fakat onlar buna uydurma sözlerle eklemeler yapar [yerkûne] ve ona [yalan] katarlar” ifadesi geçmektedir. Ayrıca Yûnus’un hadisinde şu fazlalık vardır: Allah Teâlâ: “Nihayet kalplerindeki korku giderilince: ‘Rabbini ne buyurdu?’ derler. ‘Hakkı buyurdu’ derler” [Sebe, 23] buyurmuştur. Ma’kil’in hadisinde ise el-Evzâî’nin dediği gibi: “Fakat onlar buna eklemeler yapar ve ona [yalan] katarlar” denilmiştir.