385. Hadis
حَدَّثَنِي إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، أَخْبَرَنَا أَبُو جَعْفَرٍ، مُحَمَّدُ بْنُ جَهْضَمٍ الثَّقَفِيُّ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ جَعْفَرٍ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ غَزِيَّةَ، عَنْ خُبَيْبِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ إِسَافٍ، عَنْ حَفْصِ بْنِ عَاصِمِ بْنِ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِذَا قَالَ الْمُؤَذِّنُ اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ . فَقَالَ أَحَدُكُمُ اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ . ثُمَّ قَالَ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ . قَالَ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ ثُمَّ قَالَ أَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ . قَالَ أَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ . ثُمَّ قَالَ حَىَّ عَلَى الصَّلاَةِ . قَالَ لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللَّهِ . ثُمَّ قَالَ حَىَّ عَلَى الْفَلاَحِ . قَالَ لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللَّهِ . ثُمَّ قَالَ اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ . قَالَ اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ . ثُمَّ قَالَ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ . قَالَ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ . مِنْ قَلْبِهِ دَخَلَ الْجَنَّةَ " .
İshâk b. Mansûr bana tahdis etti; Ebû Cafer Muhammed b. Cahdam es-Sekafî bize haber verdi; İsmail b. Cafer bize tahdis etti; [o da] Umâre b. Gaziyye’den; [o da] Hubeyb b. Abdurrahman b. İsâf’tan; [o da] Hafs b. Âsım b. Ömer b. Hattâb’dan; [o da] babasından; [o da] dedesi Ömer b. Hattâb’dan [naklederek] dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Müezzin: ‘Allahu Ekber, Allahu Ekber’ dediği zaman, biriniz: ‘Allahu Ekber, Allahu Ekber’ derse; sonra (müezzin): ‘Eşhedü en lâ ilâhe illallah’ dediği zaman (o da): ‘Eşhedü en lâ ilâhe illallah’ derse; sonra (müezzin): ‘Eşhedü enne Muhammeden Resulullah’ dediği zaman (o da): ‘Eşhedü enne Muhammeden Resulullah’ derse; sonra (müezzin): ‘Hayye ale’s-salâh’ dediği zaman (o da): ‘Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh’ derse; sonra (müezzin): ‘Hayye ale’l-felâh’ dediği zaman (o da): ‘Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh’ derse; sonra (müezzin): ‘Allahu Ekber, Allahu Ekber’ dediği zaman (o da): ‘Allahu Ekber, Allahu Ekber’ derse; sonra (müezzin): ‘Lâ ilâhe illallah’ dediği zaman (o da) kalbinden (gelerek): ‘Lâ ilâhe illallah’ derse, cennete girer.”