390_3. Hadis
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا حُجَيْنٌ، - وَهُوَ ابْنُ الْمُثَنَّى - حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ قُهْزَاذَ، حَدَّثَنَا سَلَمَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ، أَخْبَرَنَا يُونُسُ، كِلاَهُمَا عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ كَمَا قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا قَامَ لِلصَّلاَةِ رَفَعَ يَدَيْهِ حَتَّى تَكُونَا حَذْوَ مَنْكِبَيْهِ ثُمَّ كَبَّرَ .
Muhammed b. Râfi‘ bana tahdis etti; Huceyn -ki o İbnü’l-Müsennâ’dır- bize tahdis etti; Leys bize tahdis etti; [o da] Ukayl’den. (H) Ve Muhammed b. Abdullah b. Kuhzâz bana tahdis etti; Seleme b. Süleyman bize tahdis etti; Yûnus bize haber verdi. Her ikisi de Zührî’den; bu isnatla İbn Cüreyc’in dediği gibi [naklettiler]: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem namaza kalktığı zaman ellerini omuzlarının hizasına gelinceye kadar kaldırırdı; sonra tekbir alırdı.