395_1. Hadis
وَحَدَّثَنَاهُ إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحَنْظَلِيُّ، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الْعَلاَءِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ صَلَّى صَلاَةً لَمْ يَقْرَأْ فِيهَا بِأُمِّ الْقُرْآنِ فَهْىَ خِدَاجٌ - ثَلاَثًا - غَيْرُ تَمَامٍ " . فَقِيلَ لأَبِي هُرَيْرَةَ إِنَّا نَكُونُ وَرَاءَ الإِمَامِ . فَقَالَ اقْرَأْ بِهَا فِي نَفْسِكَ فَإِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " قَالَ اللَّهُ تَعَالَى قَسَمْتُ الصَّلاَةَ بَيْنِي وَبَيْنَ عَبْدِي نِصْفَيْنِ وَلِعَبْدِي مَا سَأَلَ فَإِذَا قَالَ الْعَبْدُ { الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ} . قَالَ اللَّهُ تَعَالَى حَمِدَنِي عَبْدِي وَإِذَا قَالَ { الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ} . قَالَ اللَّهُ تَعَالَى أَثْنَى عَلَىَّ عَبْدِي . وَإِذَا قَالَ { مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ} . قَالَ مَجَّدَنِي عَبْدِي - وَقَالَ مَرَّةً فَوَّضَ إِلَىَّ عَبْدِي - فَإِذَا قَالَ { إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ} . قَالَ هَذَا بَيْنِي وَبَيْنَ عَبْدِي وَلِعَبْدِي مَا سَأَلَ . فَإِذَا قَالَ { اهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ * صِرَاطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلاَ الضَّالِّينَ} . قَالَ هَذَا لِعَبْدِي وَلِعَبْدِي مَا سَأَلَ " . قَالَ سُفْيَانُ حَدَّثَنِي بِهِ الْعَلاَءُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَعْقُوبَ دَخَلْتُ عَلَيْهِ وَهُوَ مَرِيضٌ فِي بَيْتِهِ فَسَأَلْتُهُ أَنَا عَنْهُ .
İshâk b. İbrahim el-Hanzalî bunu bize tahdis etti; Süfyân b. Uyeyne bize haber verdi; [o da] Alâ’dan; [o da] babasından; [o da] Ebû Hureyre’den; [o da] Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den [naklederek] dedi ki: “Kim bir namaz kılar da onda Kur’an’ın annesini (Fatiha’yı) okumazsa, o hidâcdır -üç defa (söyledi)-; eksiktir.” Ebû Hureyre’ye: “Biz imamın arkasında oluyoruz” denildi. Dedi ki: “Onu içinden oku. Çünkü ben Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken işittim: ‘Yüce Allah buyurdu ki: Namazı benimle kulum arasında ikiye böldüm. Kulum için istediği vardır. Kul: {Elhamdülillahi Rabbi’l-âlemîn} dediği zaman, Yüce Allah: Kulum bana hamd etti, buyurur. {Er-Rahmâni’r-Rahîm} dediği zaman, Yüce Allah: Kulum beni övdü, buyurur. {Mâliki yevmi’d-dîn} dediği zaman, [Allah]: Kulum beni yüceltti buyurur -ve bir keresinde: Kulum bana havale etti buyurdu-. {İyyâke na’büdü ve iyyâke nesteîn} dediği zaman, [Allah]: Bu benimle kulum arasındadır; kulum için istediği vardır, buyurur. {İhdine’s-sırâta’l-müstakîm. Sırâta’llezîne en’amte aleyhim gayri’l-mağdûbi aleyhim ve le’d-dâllîn} dediği zaman, [Allah]: Bu kulum içindir ve kulum için istediği vardır, buyurur.’” Süfyân dedi ki: Bunu bana Alâ b. Abdurrahman b. Yakûb tahdis etti. Evinde hasta iken yanına girdim ve bunu ona ben sordum.