446. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو جَعْفَرٍ، مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ وَعَمْرٌو النَّاقِدُ جَمِيعًا عَنْ هُشَيْمٍ، - قَالَ ابْنُ الصَّبَّاحِ حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، - أَخْبَرَنَا أَبُو بِشْرٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، فِي قَوْلِهِ عَزَّ وَجَلَّ { وَلاَ تَجْهَرْ بِصَلاَتِكَ وَلاَ تُخَافِتْ بِهَا} قَالَ نَزَلَتْ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُتَوَارٍ بِمَكَّةَ فَكَانَ إِذَا صَلَّى بِأَصْحَابِهِ رَفَعَ صَوْتَهُ بِالْقُرْآنِ فَإِذَا سَمِعَ ذَلِكَ الْمُشْرِكُونَ سَبُّوا الْقُرْآنَ وَمَنْ أَنْزَلَهُ وَمَنْ جَاءَ بِهِ فَقَالَ اللَّهُ تَعَالَى لِنَبِيِّهِ صلى الله عليه وسلم { وَلاَ تَجْهَرْ بِصَلاَتِكَ} فَيَسْمَعَ الْمُشْرِكُونَ قِرَاءَتَكَ { وَلاَ تُخَافِتْ بِهَا} عَنْ أَصْحَابِكَ أَسْمِعْهُمُ الْقُرْآنَ وَلاَ تَجْهَرْ ذَلِكَ الْجَهْرَ وَابْتَغِ بَيْنَ ذَلِكَ سَبِيلاً يَقُولُ بَيْنَ الْجَهْرِ وَالْمُخَافَتَةِ .
Ebû Cafer Muhammed b. es-Sabbâh ve Amr en-Nâkid bize tahdis etti; her ikisi de Huşeym’den. -İbnü’s-Sabbâh: “Huşeym bize tahdis etti” dedi.- Ebû Bişr bize haber verdi; [o da] Saîd b. Cübeyr’den; [o da] İbn Abbâs’tan; Allah azze ve celle’nin: { وَلاَ تَجْهَرْ بِصَلاَتِكَ وَلاَ تُخَافِتْ بِهَا } “Namazında sesini pek yükseltme, pek de kısma” ayeti hakkında şöyle dedi: “Bu ayet, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem Mekke’de gizlendiği sırada nazil oldu. Ashabına namaz kıldırdığı zaman Kur’an okurken sesini yükseltirdi. Müşrikler bunu işittiklerinde Kur’an’a, onu indirene ve onu getirene söverlerdi. Bunun üzerine Allah Teâlâ, Nebisi sallallâhu aleyhi ve sellem’e şöyle buyurdu: { وَلاَ تَجْهَرْ بِصَلاَتِكَ } ‘Namazında sesini pek yükseltme’ (yani sesini yükseltme ki) müşrikler senin kıraatini işitmesin; { وَلاَ تُخَافِتْ بِهَا } ‘pek de kısma’ (yani) ashabına da işittirmeyecek kadar kısma, onlara Kur’an’ı işittir; fakat o kadar sesli de okuma. ‘İkisinin arası bir yol tut.’ (Yani) sesli okumakla gizli okumak arası bir yol tut buyurmaktadır.”