454_1. Hadis
حَدَّثَنَا دَاوُدُ بْنُ رُشَيْدٍ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ، - يَعْنِي ابْنَ مُسْلِمٍ - عَنْ سَعِيدٍ، - وَهُوَ ابْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ - عَنْ عَطِيَّةَ بْنِ قَيْسٍ، عَنْ قَزْعَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ لَقَدْ كَانَتْ صَلاَةُ الظُّهْرِ تُقَامُ فَيَذْهَبُ الذَّاهِبُ إِلَى الْبَقِيعِ فَيَقْضِي حَاجَتَهُ ثُمَّ يَتَوَضَّأُ ثُمَّ يَأْتِي وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي الرَّكْعَةِ الأُولَى مِمَّا يُطَوِّلُهَا .
Dâvûd b. Ruşeyd bize tahdis etti; el-Velîd -yani İbn Müslim- bize tahdis etti; [o da] Saîd -ki o İbn Abdülazîz’dir-’den; [o da] Atıyye b. Kays’tan; [o da] Kazaa’dan; [o da] Ebû Saîd el-Hudrî’den [naklederek] dedi ki: “Andolsun, öğle namazı için kamet getirilirdi de, birisi Bakî‘ kabristanına gider, hacetini giderir, sonra abdest alır, sonra mescide gelirdi; Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ise kıraati uzun tuttuğu için henüz ilk rekatta olurdu.”