2249_3. Hadis
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو سَعِيدٍ الأَشَجُّ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، كِلاَهُمَا عَنِ الأَعْمَشِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَفِي حَدِيثِهِمَا " وَلاَ يَقُلِ الْعَبْدُ لِسَيِّدِهِ مَوْلاَىَ " . وَزَادَ فِي حَدِيثِ أَبِي مُعَاوِيَةَ " فَإِنَّ مَوْلاَكُمُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ " .
Bize Ebû Bekir b. Ebû Şeybe ve Ebû Küreyb de anlattılar; dediler ki: Bize Ebû Muâviye anlattı. (H) Bize Ebû Saîd el-Eşecc de anlattı; bize Vekî’ anlattı. Her ikisi de A’meş’ten bu isnad ile [2249_2] naklettiler. Onların hadislerinde: “Köle, efendisi için «Mevlâm» [mevlâye] demesin” ifadesi yer almaktadır. Ebû Muâviye’nin hadisinde ise [şöyle] bir ziyade vardır: “Zira sizin Mevlânız Allah Azze ve Celle’dir.”