2254. Hadis
حَدَّثَنِي هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِيُّ، وَأَبُو طَاهِرٍ وَأَحْمَدُ بْنُ عِيسَى قَالَ أَحْمَدُ حَدَّثَنَا وَقَالَ الآخَرَانِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي مَخْرَمَةُ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ نَافِعٍ، قَالَ كَانَ ابْنُ عُمَرَ إِذَا اسْتَجْمَرَ اسْتَجْمَرَ بِالأَلُوَّةِ غَيْرِ مُطَرَّاةٍ وَبِكَافُورٍ يَطْرَحُهُ مَعَ الأَلُوَّةِ ثُمَّ قَالَ هَكَذَا كَانَ يَسْتَجْمِرُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم .
Bana Hârûn b. Saîd el-Eylî, Ebû’t-Tâhir ve Ahmed b. Îsâ anlattılar. Ahmed: ‘Bize anlattı’ dedi; diğer ikisi ise: ‘Bize haber verdi’ dediler. [Hepsi] İbn Vehb’den; o bana Mahreme’nin; o babasından; o da Nâfi’den [naklettiğine göre] şöyle dedi: İbn Ömer tütsülendiğinde [koku süründüğünde], [başka kokularla] karıştırılmamış saf öd ağacı [el-uluvve] ve öd ağacının yanına kattığı kâfur ile tütsülenirdi. Sonra: ‘Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem işte böyle tütsülenirdi’ derdi.